YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/259
KARAR NO : 2020/18780
KARAR TARİHİ : 30.11.2020
İftira suçundan sanık …’ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 343/2 ve 59/2. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/11/2010 tarihli ve 2010/395 esas, 2010/799 sayılı kararının 20/02/2011 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde 29/05/2015 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, hükmün aynen açıklanmasına ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 343/2 ve 59/2. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/04/2019 tarihli ve 2018/1342 esas, 2019/470 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, suç tarihinin 21/03/2005 olduğu ve yargılama konusu iftira suçunun 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, sanık hakkında verilen 02/11/2010 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 20/02/2011 tarihinde kesinleşmesi ile 5 yıllık denetim süresinin başladığı ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/8. maddesinin son cümlesi gereği dava zamanaşımının durduğu, ancak sanığın denetim süresi içinde 29/05/2015 tarihinde yeni bir kasıtlı suç işlediği ve bu suça ilişkin mahkûmiyet hükmünün de kesinleşmiş olması karşısında önceki hükmün açıklanmasının gerekeceği, buna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile duran zamanaşımının denetim süresinde işlenen yeni suç tarihinden itibaren yeniden işlemeye başlayacağı cihetle, sanık hakkındaki dava zamanaşımının durma ve yeniden başlama süreleri dikkate alındığında hükmün açıklandığı 30/04/2019 tarihi itibari ile dava zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 24.12.2019 gün ve 2019/15341 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.01.2020 gün ve KYB – 2019/136166 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9. maddeleri karşısında; hükümlüye yüklenen suçun yasa maddesinde öngörülen cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen dönemdeki 4 yıl 3 ay 27 günlük durma süresi de belirtilen olağanüstü zamanaşımı süresine eklendikten sonra suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca düzenlenen ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden, İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 30.04.2019 gün ve 2018/1342 esas, 2019/470 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nın 102/4, 104/2 ve CMK.nın 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞÜRÜLMESİNE, hükmedilen cezanın infaz edilmemesine, dosyanın Adalet Bakanlığı’na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 30.11.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.