Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/2713 E. 2021/19197 K. 19.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2713
KARAR NO : 2021/19197
KARAR TARİHİ : 19.10.2021

İhbarname No : KYB – 2020/44754

6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet suçundan suça sürüklenen çocuk …’ın, anılan Kanun’un 15/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3, 62/1 ve 50/1-a maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis ve 260,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl denetim süresi belirlenmesine dair Turhal Sulh Ceza Mahkemesinin 18/12/2012 tarihli ve 2012/43 esas, 2012/514 sayılı kararının 26/12/2012 tarihinde kesinleşmesini müteakip; suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 11/02/2015 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanarak, 6136 sayılı Kanun’un 15/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3, 62/1 ve 50/1-a maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis ve 260,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin Turhal 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/02/2019 tarihli ve 2017/98 esas, 2019/109 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak,
Dosya kapsamına göre,
1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, suçun işlendiği tarih itibariyle 18 yaşını ikmal etmeyen ve adli sicil kaydına göre, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 14/04/2009 tarih ve 214/98 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hüküm ve kararlarda kanun yolu bildiriminin kanun yolu, mercii, şekli ve süresini de kapsayacak şekilde açıkça anlaşılabilir ve her türlü yanıltıcı ifadeden uzak biçimde belirtilmesi zorunlu olup, hüküm fıkrasında temyiz süresine ilişkin olarak “…Yüze karşı verilenler yönünden tefhim, yokluklarında karar verilenler yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren” şeklinde belirleme yapılması gerektiği,
Somut olayda, Turhal Sulh Ceza Mahkemesinin 18/12/2012 tarihli kararın müdafinin yüzüne karşı, suça sürüklenen çocuğun yokluğunda verildiği ve hüküm fıkrasında kanun yoluna başvuru süresi olarak “kararın tefhim tarihinden itibaren..” ifadesi ile tereddüt oluşturmayacak şekilde gösterilmesi gerekirken, tefhim olunan hükümde temyiz süresinin başvuru yönteminin gösterilmemesi karşısında, anılan kararın bu nedenle usulüne uygun olarak kesinleştiğinden ve denetim süresinin de başladığından bahsedilemeyeceği, dolayısıyla denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 16.04.2020 gün ve 2020/98 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.05.2020 gün ve KYB/2020-44754 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı CMK.nın 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanığın beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulacağı belirtilmiş olup, bu denetim süresi hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun olarak kesinleşmesi üzerine başlamaktadır. İncelemeye konu dosyada suça sürüklenen çocuk hakkında 18.12.2012 tarihli karar ile 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, suça sürüklenen çocuk müdafinin yüzüne karşı verilen bu kararda itiraz süresinin ne zaman ve ne şekilde başlayacağı hususuna yer verilmediği ve kararın 26.12.2012 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmış olup, 5271 sayılı CMK.nın 34/2. ve 232/6. madde ve fıkralarına göre hüküm fıkrasında, verilen karara karşı kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığı ve başvurma olanağı var ise süresi, mercii ve şekillerinin, tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekliliği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın usulüne uygun olarak kesinleşmediği, bu nedenle denetim süresinin başlamadığı ve sonraki tüm işlemlerin hukuken geçersiz olduğu belirlenmekle, kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından,
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca düzenlenen ihbarname içeriği açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın Adalet Bakanlığı’na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 19.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.