Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/3990 E. 2023/785 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3990
KARAR NO : 2023/785
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden Cumhuriyet Savcısının hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Saruhanlı Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2016 tarihli ve 2015/985 Esas, 2016/89 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Saruhanlı Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 13.11.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 35 … ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.

2. Saruhanlı Asliye Ceza Mahkemesinin 12.02.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 35 …, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sanığın atılı suçu cinsel amaçla işlediğine dair dosya kapsamında kesin delil bulunmadığı ve iddianamede atılı suçun birden fazla kişi ile işlendiğine ve 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendine yer verilmediği hususlarının gözetilmediği görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyiz isteği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
2. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanığın birden fazla kişi ile birlikte hareket ettiğine dair iddianamede bir açıklama bulunmadığı gibi sanığın birlikte hareket ettiği kimliği belirlenemeyen şahısla ilgili bir ayırma kararının da bulunmadığı, ayrıca sanığın cinsel amaçla hareket ettiğine dair dosya kapsamında somut bir delil bulunmadığı ve bu hususlar gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, teyzesinin kızı olan ve olay günü teyzesi A.Ş.’nin evine gittiğini öğrendiği katılanın bulunduğu … önüne giderek katılan evden dışarı çıktığında evlenmek amacıyla katılanı belinden tutup arabaya bindirmeye çalıştığı ancak katılanın direnmesi ve olay anında yanında olan annesi ve teyzesinin müdahalesi sonrası sanığın eylemini sonlandırarak olay yerinden ayrıldığı, bu suretle sanığın atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüs suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.
2. Kolluk tarafından tutulan 25.09.2015 tarih ve 23.50 saatli tutanağa göre katılanın ve ailesinin sanık hakkında olaydan hemen sonra şikayetçi olduğu anlaşılmıştır.
3. Mağdur hakkında olaydan hemen sonra alınan 25.09.2015 tarihli doktor raporunda boyunda geniş ekimoz ve hyoid kemikte hassasiyet olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın temyiz talebi yönünden;
Sanığın 18.02.2016 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinden vazgeçtiği anlaşılmakla sanığın temyiz talebinin incelenmeksizin iadesine karar verilmiştir.
2. Cumhuriyet savcısının atılı suçun birden fazla kişi ile işlendiğine dair iddianamede anlatım ve sevk maddesi bulunmadığına yönelik temyiz talebi ve bu doğrultudaki Tebliğname görüşü yönünden;
Katılanın ve katılanın annesinin ve teyzesi A.A.’nın soruşturma aşamasında sanığın olay günü araba ile katılanı zor kullanarak arabaya bindirmeye çalıştığı sırada yanında tanımadıkları bir arkadaşının da bulunduğu ve sanık katılanın direnmesi sonucu eylemini sonlandırarak arabaya bindiğinde bu arkadaşının da arabaya bindiği ve birlikte olay yerinden ayrıldıklarına dair beyanları dikkate alındığında, sanığın eylemini … başına gerçekleştirdiğine, iddianamede bu yönde bir anlatım bulunmadığına ve 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması gerektiğine yönelik Cumhuriyet Savcısının temyiz talebi yerinde görülmemiş ve tebliğnamedeki bu yöndeki görüşe iştirak edilmemiştir.

3. Cumhuriyet Savcısının atılı suçun cinsel amaçla işlenmediğine yönelik temyiz sebebi yönünden;
Dava dosyası kapsamına göre, sanığın atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlerken cinsel amaçla hareket ettiğine dair dış dünyaya yansımış sözlü veya fiili herhangi bir hareketinin bulunmadığı anlaşılmasına karşın 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrasının uygulanması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
1. Sanığın, kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra 18.06.2016 tarihli dilekçe ile temyiz isteğinden vazgeçtiğini bildirdiği ve hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 … maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinden vazgeçme nedeniyle sanığın temyiz talebinin, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
2. Gerekçe bölümünün üçüncü bendinde açıklanan nedenlerle Saruhanlı Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2016 tarihli ve 2015/985 Esas, 2016/89 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğnameye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2023 tarihinde karar verildi.