Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/4116 E. 2021/20541 K. 09.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4116
KARAR NO : 2021/20541
KARAR TARİHİ : 09.11.2021

Hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan sanık …’nun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 292/1. maddesi gereğince 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 58. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair Çanakkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/05/2019 tarihli ve 2019/33 esas, 2019/500 sayılı kararını müteakip, sanığın tekerrüre esas sabıka kaydı bulunduğundan ve şartları oluştuğundan hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin aynı Mahkemenin 16/05/2019 tarihli ve 2019/33 esas, 2019/500 sayılı ek kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Çanakkale 2. Asliye Ceza Mahkemesince adı geçen sanığın hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan yapılan yargılaması neticesinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 292/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 58. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi sonrasında, hükmün esasına etki edecek ve sanık aleyhine netice doğuracak şekilde, tekerrüre esas sabıka kaydı bulunduğu ve şartları oluştuğu gerekçesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58. maddesinin uygulanmasına karar verilmiş ise de,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58/1. maddesindeki “Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, Çanakkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/05/2019 tarihli kararında sanığın adlî sicil kaydında yer alan Bursa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/12/2013 tarihli ve 2013/320 esas, 2013/800 sayılı ilâmının tekerrüre esas teşkil ettiği gözetilmeden tekerrür hükümlerinin uygulanmamasında isabet görülmemiş ise, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24/01/2017 tarihli ve 2014/5-274 esas, 2017/25 sayılı kararında da açıklandığı üzere, adli sicil kaydında tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmemiş olması ve aleyhe yönelen temyizin de bulunmaması durumunda “aleyhe değiştirmeme” ilkesinin gözetilmesi gerektiği, ayrıca Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28/02/2012 tarihli ve 2011/1-452 esas, 2012/57 sayılı kararında da açıklandığı üzere, 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesinde düzenlenmiş bulunan ve güvenlik tedbirlerine ilişkin bölümde yer alan tekerrürün, hükümlülüğün yasal sonucu olmaması nedeniyle, tekerrür koşullarının bulunup bulunmadığının ve kaçıncı kez tekerrür hükümlerinin uygulanacağının kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu, bu konuda 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 98 ve devamı maddeleri uyarınca infaz aşamasında karar alınmasına da yasal olanak bulunmadığı ve bu hususun hükümlü lehine kazanılmış hak teşkil edeceği nazara
alınmadan yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 20/05/2020 gün ve 2020/196 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08/06/2020 gün ve KYB/2020-49510 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
16/05/2019 tarihli ek kararı ile mahkumiyet hükmü kurulması sırasında tekerrür hükmünün uygulanmasının sehven unutulduğu gerekçesiyle sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması ile cezanın infazından sonra denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş ise de, yerel mahkemenin 10.05.2019 tarihli kararı ile dosyadan el çektikten sonra vermiş olduğu kararda değişiklik yapamayacağı, bu nedenle sanık hakkında tekerrür uygulamasına yönelik 16.05.2019 tarihli ek kararının hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla bu karara yönelik kanun yararına bozma istemi konusunda inceleme yapılmasına yer olmadığına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.