YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4132
KARAR NO : 2021/19878
KARAR TARİHİ : 27.10.2021
İhbarname No : KYB – 2020/52378
6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 27/01/2020 tarihli ve 2020/448 soruşturma, 2020/605 esas, 2020/25 sayılı seri muhakeme usulüne tabi talepnamenin kabulüne ve sanığın anılan Kanun’un 13/1, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince 3.600,00 ve 300,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Sakarya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/01/2020 tarihli ve 2020/69 esas, 2020/111 sayılı kararına karşı sanık müdafii tarafından yapılan itirazın kabulüne ilişkin mercii Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/02/2020 tarihli ve 2020/47 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250/2. maddesindeki “ Cumhuriyet savcısı veyakolluk görevlileri, şüpheliyi, seri muhakeme usulü hakkında bilgilendirir.”, aynı Kanun’un 250/3. maddesindeki “ Cumhuriyet savcısı tarafından seri muhakeme usulünün uygulanması şüpheliye teklif edilir ve şüphelinin müdafii huzurunda teklifi kabul etmesi halinde bu usul uygulanır.”, anılan Kanun’un 250/9. maddesindeki “ Mahkeme, şüpheliyi müdafii huzurunda dinledikten sonra üçüncü fıkradaki şartların gerçekleştiği ve eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu kanaatine varırsa talepte belirtilen yaptırım doğrultusunda hüküm kurar; aksi takdirde talebi reddeder ve soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla dosyayı Cumhuriyet Başsavcılığına gönderir. Mazaretsiz olarak mahkemeye gelmeyen şüpheli, bu usulden vazgeçmiş sayılır.”, aynı Kanun’un 250/14. maddesindeki “ Dokuzuncu fıkra kapsamında Cumhuriyet savcısının talebi doğrultusunda mahkemece kurulan hükme itiraz edilebilir.”, Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliğinin 14. maddesindeki ” Mahkeme, eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu, bu usulün şüpheliye Kanunda öngörülen koşullar çerçevesinde teklif edildiği ve şüphelinin bu teklifi müdafii huzurunda özgür iradesiyle kabul ettiği kanaatine varırsa talepte belirlenen yaptırım doğrultusunda hüküm kurar.” ve aynı Yönetmeliğin 13/4. maddesindeki “Mahkemece, isnat olunan suçun seri muhakeme usulü kapsamında olmadığı veya Kanunun 250 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen şartların gerçekleşmediği kanaatine varılması hâllerinde talep reddedilir. Bu durumda, dosya Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir ve soruşturma genel hükümlere göre sonuçlandırılır.” şeklindeki düzenlemeler karşısında,
Her ne kadar Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/02/2020 tarihli kararı ile “…Sanığın kollukta alınan ifadesinde, aksi sabit olmamış- araştırılmamış savunmalarına göre bulundurma ruhsatlı silahını tamirciye verdiğini, buradan eve götürürken asayiş uygulaması sırasında kolluk güçlerinin ihtarı üzerine bir aramaya gerek kalmaksızın kendi rızası ile teslim ettiğini beyan ettiği, bu savunmalara göre bu hususta yerleşik Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere ” idari işlem eksikliği” bulunup bulunmadığının tespitinin suçun sübutuna doğrudan etki edecek delil mahiyetinde olduğu, bu deliller toplanmadan- araştırma yapılmadan sonuca gidilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiği,
Dosya incelendiğinde, soruşturma makamı tarafından yapılmış 20/01/2020 tarihli bilgilendirme tutanağında ne de aynı tarihli teklif ve süre talep tutanağında sanığa uygulanacak yaptırımların neler olduğunun kalem kalem gösterilmediği, ilk kez 27/01/2020 tarihli kabul tutanağında gösterildiği, sanığa uygulanması gereken yaptırımların teklif tutanağında kalem kalem gösterilmemesinin ayrıca teklifte müdafinin hazır bulundurulmamasının CMK 3. Maddesi ile yönetmeliğin 2 ve 3. Maddelerine aykırılık teşkil edeceği…” gerekçesi ile itirazın kabulüne karar verilmiş ise de;
Somut olayda, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şüpheliye hakkındaki isnat, seri muhakeme usulüne ilişkin açıklama ve bu usule ilişkin haklarını içerecek şekilde tekliften önce 20/01/2020 tarihinde Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliğinin 10/1. maddesi gereğince bilgilendirmenin yapıldığı, 27/01/2020 tarihinde Cumhuriyet savcısı tarafından seri muhakeme usulü kapsamında şüpheliye tüm sonuçları ile belirtilen teklifin müdafii huzurunda kabul edildiği, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 27/01/2020 tarihli talepnamenin anılan Mahkemesince kabul edilmesi ile talepte belirtilen doğrultuda aynı gün karar verildiğ anlaşılmakla, anılan Kanun ve Yönetmelik kapsamında bilgilendirme yapıldığı, bilgilendirme ve teklif aşamasında müdafii bulundurma zorunluluğu bulunmadığı, şüphelinin teklifi kabul veya red beyanını müdafii huzurunda vermesi gerektiği, bu şartların dosya kapsamında bulunduğu, yine her ne kadar mercii mahkemesi Cumhuriyet savcılığının delil toplamadan talepname düzenlediği hususunu itirazın kabulünde gerekçe olarak belirtmiş ise de, talepname uyarınca mahkemesince, talepnamenin reddine yönelik incelemenin sınırı, isnat olunan suçun seri muhakeme usulü kapsamında olup olmadığı ve 5271 sayılı Kanun’un 250/3. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşip gerçekleşmediği hususları ile sınırlı olduğu, bu nedenle talepnameyi inceleyen Asliye Ceza Mahkemesinin sınırının itirazı inceleyen mercii Ağır Ceza Mahkemesinin inceleme sınırını da kapsadığı gözetilmeksizin, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 10.06.2020 gün ve 2020/5943 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.06.2020 gün ve KYB/2020/52378 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250/2. maddesindeki “ Cumhuriyet savcısı veya kolluk görevlileri, şüpheliyi, seri muhakeme usulü hakkında bilgilendirir.”, aynı Kanun’un 250/3. maddesindeki “ Cumhuriyet savcısı tarafından seri muhakeme usulünün uygulanması şüpheliye teklif edilir ve şüphelinin müdafii huzurunda teklifi kabul etmesi halinde bu usul uygulanır.”, anılan Kanun’un 250/9. maddesindeki “ Mahkeme, şüpheliyi müdafii huzurunda dinledikten sonra üçüncü fıkradaki şartların gerçekleştiği ve eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu kanaatine varırsa talepte belirtilen yaptırım doğrultusunda hüküm kurar; aksi takdirde talebi reddeder ve soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla dosyayı Cumhuriyet Başsavcılığına gönderir. Mazaretsiz olarak mahkemeye gelmeyen şüpheli, bu usulden vazgeçmiş sayılır.”, aynı Kanun’un 250/14. Maddesindeki “Dokuzuncu fıkra kapsamında Cumhuriyet savcısının talebi doğrultusunda mahkemece kurulan hükme itiraz edilebilir.”, Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliğinin 14. maddesindeki ” Mahkeme, eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu, bu usulün şüpheliye Kanunda öngörülen koşullar çerçevesinde teklif edildiği ve şüphelinin bu teklifi müdafii huzurunda özgür iradesiyle kabul ettiği kanaatine varırsa talepte belirlenen yaptırım doğrultusunda hüküm kurar.” ve aynı Yönetmeliğin 13/4. maddesindeki “Mahkemece, isnat olunan suçun seri muhakeme usulü kapsamında olmadığı veya Kanunun 250 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen şartların gerçekleşmediği kanaatine varılması hâllerinde talep reddedilir. Bu durumda, dosya Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir ve soruşturma genel hükümlere göre sonuçlandırılır.” şeklindeki düzenlemeler karşısında,
Her ne kadar Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.02.2020 tarihli kararı ile “…Sanığın kollukta alınan ifadesinde, aksi sabit olmamış-araştırılmamış savunmalarına göre bulundurma ruhsatlı silahını tamirciye verdiğini, buradan eve götürürken asayiş uygulaması sırasında kolluk güçlerinin ihtarı üzerine bir aramaya gerek kalmaksızın kendi rızası ile teslim ettiğini beyan ettiği, bu savunmalara göre bu hususta yerleşik Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere ” idari işlem eksikliği” bulunup bulunmadığının tespitinin suçun sübutuna doğrudan etki edecek delil mahiyetinde olduğu, bu deliller toplanmadan- araştırma yapılmadan sonuca gidilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiği,
Dosya incelendiğinde, soruşturma makamı tarafından yapılmış 20/01/2020 tarihli bilgilendirme tutanağında ne de aynı tarihli teklif ve süre talep tutanağında sanığa uygulanacak yaptırımların neler olduğunun kalem kalem gösterilmediği, ilk kez 27/01/2020 tarihli kabul tutanağında gösterildiği, sanığa uygulanması gereken yaptırımların teklif tutanağında kalem kalem gösterilmemesinin ayrıca teklifte müdafinin hazır bulundurulmamasının CMK 3. Maddesi ile yönetmeliğin 2 ve 3. maddelerine aykırılık teşkil edeceği…” gerekçesi ile itirazın kabulüne karar verilmiş ise de;
Somut olayda, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şüpheliye hakkındaki isnat, seri muhakeme usulüne ilişkin açıklama ve bu usule ilişkin haklarını içerecek şekilde tekliften önce 20.01.2020 tarihinde Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliğinin 10/1. maddesi gereğince bilgilendirmenin müdafii hazır bulunmaksızın yapıldığı, şüpheliye karar vermesi için 1 hafta süre verildiği, 27.01.2020 tarihinde Cumhuriyet savcısı tarafından seri muhakeme usulü kapsamında şüpheliye tüm sonuçları ile belirtilen teklifin müdafii huzurunda kabul edildiği, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 27/01/2020 tarihli talepnamenin anılan Mahkemesince kabul edilmesi ile talepte belirtilen doğrultuda aynı gün karar verildiği anlaşılmakla, anılan Kanun ve Yönetmelik kapsamında bilgilendirme yapıldığı, bilgilendirme ve teklif aşamasında müdafii bulundurma zorunluluğu bulunmadığı, şüphelinin teklifi kabul veya red beyanını müdafii huzurunda vermesi gerektiği, bu şartların dosya kapsamında bulunduğu ve seri muhakeme usulünün yasaya uygun olduğu, yine her ne kadar mercii mahkemesi Cumhuriyet savcılığının delil toplamadan talepname düzenlediği hususunu itirazın kabulünde gerekçe olarak belirtmiş ise de, talepname uyarınca mahkemesince, talepnamenin reddine yönelik incelemenin sınırı, isnat olunan suçun seri muhakeme usulü kapsamında olup olmadığı ve 5271 sayılı Kanun’un 250/3. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşip gerçekleşmediği hususları ile sınırlı olduğu, bu nedenle talepnameyi inceleyen Asliye Ceza Mahkemesinin sınırının itirazı inceleyen mercii Ağır Ceza Mahkemesinin inceleme sınırını da kapsadığı gözetilmeksizin itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.02.2020 tarihli ve 2020/47 Değişik iş sayılı kararının CMK.nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.