Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/4137 E. 2021/19874 K. 27.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4137
KARAR NO : 2021/19874
KARAR TARİHİ : 27.10.2021

İhbarname No : KYB – 2020/52904

6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Tavas Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 24/12/2019 tarihli ve 2019/1951 Soruşturma, 2019/605 Esas, 2019/597 sayılı iddianamenin iadesine dair Tavas Asliye Ceza Mahkemesinin 07/01/2020 tarihli ve 2019/596 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile iddianamenin iadesi kararının kaldırılmasına ilişkin Denizli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/01/2020 tarihli ve 2020/137 Değişik İş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 174/1-c maddesinde yer alan “Önödemeye veya uzlaştırmaya ya da seri muhakeme usulüne tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme veya uzlaştırma ya da seri muhakeme usulü uygulanmaksızın düzenlenen iddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir.” şeklindeki, 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 31. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na eklenen geçici 5/1-c maddesinde yer alan “250’nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252’nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 01/01/2020 tarihinden itibaren uygulanır.” şeklindeki ve geçici 5/1-d maddesinde yer alan “ 01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında; somut olayda, şüphelinin eylemine uyan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un 13/1. maddesi ile yaptırıma bağlanan suçun seri muhakeme usulüne tabi suçlardan olduğu, bu itibarla seri muhakeme teklifinin şüpheliye tebliğ edilerek sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesinin gerektiği ve Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 24/12/2019 tarihli iddianamenin 5271 sayılı Kanun’un 174/1-c maddesinin amir hükmü uyarınca iade edildiği tarihte henüz kovuşturma aşamasına geçilmemiş olduğu gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 15.06.2020 gün ve 2020/5503 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.06.2020 gün ve KYB/2020-52904 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA

Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun kamu davasını açma görevi başlıklı 170. maddesi;
“(1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet Savcısı tarafından yerine getirilir.
(2)Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler.
(3) Görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenen iddianamede;
a) Şüphelinin kimliği,
b) Müdafii,
c) Maktul, mağdur veya suçtan zarar görenin kimliği,
d) Mağdurun veya suçtan zarar görenin vekili veya kanunî temsilcisi,
e) Açıklanmasında sakınca bulunmaması halinde ihbarda bulunan kişinin kimliği,
f) Şikâyette bulunan kişinin kimliği,
g) Şikâyetin yapıldığı tarih,
h) Yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri,
i) Yüklenen suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi,
j) Suçun delilleri,
k)Şüphelinin tutuklu olup olmadığı; tutuklanmış ise, gözaltına alma ve tutuklama tarihleri ile bunların süreleri,
Gösterilir.
(4) İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır.
(5) İddianamenin sonuç kısmında, şüphelinin sadece aleyhine olan hususlar değil, lehine olan hususlar da ileri sürülür.
(6) İddianamenin sonuç kısmında, işlenen suç dolayısıyla ilgili kanunda öngörülen ceza ve güvenlik tedbirlerinden hangilerine hükmedilmesinin istendiği; suçun tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, ilgili tüzel kişi hakkında uygulanabilecek olan güvenlik tedbiri açıkça belirtilir.” biçimindedir.
Anılan Kanunun iddianamenin iadesine ilişkin 174. maddesi;
“(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;
a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen,
b) Suçun sübûtuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen,
c) Ön ödemeye veya uzlaşmaya tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde ön ödeme veya uzlaşma usulü uygulanmaksızın düzenlenen, İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir.
(2) Suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez.
(3) En geç birinci fıkrada belirtilen süre sonunda iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır.
(4) Cumhuriyet Savcısı, iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde, yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir. İlk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna gidilemez.
(5) İade kararına karşı Cumhuriyet Savcısı itiraz edebilir.” şeklinde düzenlenmiştir.
İncelenen dosyada;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 174/1-c maddesinde yer alan “Ön ödemeye veya uzlaştırmaya ya da seri muhakeme usulüne tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde ön ödeme veya uzlaştırma ya da seri muhakeme usulü uygulanmaksızın düzenlenen iddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir.” şeklindeki, 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 31. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na eklenen geçici 5/1-c maddesinde yer alan “250’nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252’nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 01.01.2020 tarihinden itibaren uygulanır.” şeklindeki ve geçici 5/1-d maddesinde yer alan “ 01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında; somut olayda, şüphelinin eylemine uyan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un 13/1. maddesi ile yaptırıma bağlanan suçun seri muhakeme usulüne tabi suçlardan olduğu, bu itibarla seri muhakeme teklifinin şüpheliye tebliğ edilerek sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesinin gerektiği ve Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 24/12/2019 tarihli iddianamenin 5271 sayılı Kanun’un 174/1-c maddesinin amir hükmü uyarınca usule uygun şekilde iade edildiği tarihte henüz kovuşturma aşamasına geçilmemiş olduğu dolayısıyla seri muhakeme usulü uygulanması gerektiğinden mahkemenin iade kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, merciince itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi,
Yasaya aykırı, Adalet Bakanlığı’nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca düzenlenen ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Denizli 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 29.01.2020 gün 2020/137 Değişik İş sayılı kararının CMK.nın 309/4-a maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığı’na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 27.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.