Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/5181 E. 2020/16105 K. 28.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5181
KARAR NO : 2020/16105
KARAR TARİHİ : 28.09.2020

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit, hakaret, mala zarar verme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi

Gereği görüşülüp düşünüldü:
İlk derece mahkemesince sanık hakkında tehdit, hakaret ve mala zarar verme suçlarından tayin olunan hapis cezalarına ilişkin mahkumiyetlerin, sanık müdafiince istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf yargılaması sırasında, atılı suçlar yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinden bahisle inceleme dışı bırakılmış ise de, bu suçlara ilişkin dava zamanaşımı içerisinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince,
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 20/2. maddesine göre Bakanlığın çocuğa karşı işlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda, davaya katılma ve hükmü temyiz hakkı bulunduğundan, Bakanlık vekili tarafından sunulan temyiz istemli dilekçede açıkça katılma iradesinin ortaya konulduğu anlaşılmakla, 2019/6 Esas sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı ile 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesi gözetilerek Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davaya katılmasına ve vekilinin de katılan vekili olarak kabulü ile yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, katılan Bakanlık vekilinin eksik inceleme ve araştırma ile sanık lehine karar verildiğine, üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine, sanık müdafiilerinin mağdurenin rızasıyla sanıkla geldiğine, herhangi bir zor veya baskı bulunmadığına, mağdureye yönelik eylemlerin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmadığına, atılı suçun yasal unsurlarının gerçekleşmediğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine, ceza tayini sırasında alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir bir sebep olmadığına, mağdurenin hükümden sonra beyanını değiştirdiğine, anlatımlarının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna dair temyiz itirazları yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİNE, 28.09.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.