Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/7522 E. 2023/9518 K. 04.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7522
KARAR NO : 2023/9518
KARAR TARİHİ : 04.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/26 E., 2015/863 K.
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, yaralama, tanığı etkilemeye teşebbüs
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama – bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Susurluk Cumhuriyet Başsavcılığının 08.01.2014 ve 10.03.2014 tarihli iddianameleriyle sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, yaralama, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet ve tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2. Susurluk Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.12.2015 tarihli kararıyla sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 4 ay hapis, yaralama suçundan 1 yıl 9 ay 7 gün hapis; sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 1 yıl 8 ay hapis, yaralama suçundan 3 yıl 17 ay 3 gün hapis, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan 1 yıl 8 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası; sanık … hakkında tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’in temyiz istemi, kararların ağır olduğuna ve hükmün lehe bozulmasına yöneliktir.
2. Sanık …’un temyiz istemi, kararın ağır olduğuna ve hükmün lehe bozulmasına yöneliktir.
3. Sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz istemi, sanıkların olaylarla ilgisi olmadığına ve mahkûmiyetlerine yeterli delil bulunmadığına yöneliktir.
4. Sanık … müdafiinin temyiz istemi, müştekinin çelişkili beyanları dışında mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, tanık beyanlarına göre de sanığın olay içinde bulunmadığına yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; sanık …’ın müştekiyi ele geçirilen silah ile bacağından yaraladıktan sonra sanık … ile temyiz dışı sanık …’ın müştekiyi çamlık alana bırakması ve sanık …’un da müştekinin ifadesini değiştirmesi konusunda baskı yaptığı iddiasına ilişkindir.
2. Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 27.12.2013 tarihli uzmanlık raporuna göre, olay yeri olan iş yerinde yapılan arama sonucu ele geçirilen silahın 6136 sayılı Kanun’a aykırı niteliği haiz olduğu ve müştekinin vücudundan çıkarılan merminin bu silahtan atıldığının belirtildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Yaralama ve Sanık … Hakkında Hürriyeti Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Yapılan Temyiz Talebinin İncelemesinde;
1. Olay tarihinde müştekinin sanık …’ın işletmeciliğini yaptığı yere gittiği, burada … ve tanık H.B. ile konuştuğu ve alkol aldığı, … ile tanık arasında tartışma yaşandığı, tanığın olay yerinden gizlice ayrıldığı, bunun üzerine sanık …’in müştekiden tanığı bulmasını istediği, temyiz dışı sanık … ile müştekinin tanığı aradığı fakat bulamadığı, müştekinin tekrar olay yerine döndüğü temyiz dışı sanık … ile oturdukları sırada sanıklar … ve …’in yanlarına geldiği, …’ın müştekinin bacağına ele geçirilen silah ile ateş ettiği ve yaraladığı, sanık … ile temyiz dışı sanık …’ın ise müştekiyi çamlık denen ıssız yere bıraktıkları olayda, sanıkların üzerlerine atılı suçların sübut bulduğuna yönelik mahkeme gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığından, sanık …’in kararın ağır olduğuna ve hükmün lehe bozulmasına yönelik, sanıklar … ve … müdafiilerinin sanıkların olaylarla ilgisi olmadığına ve mahkumiyetlerine yeterli delil bulunmadığına yönelik, sanık … müdafiinin müştekinin çelişkili beyanları dışında mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, tanık beyanlarına göre de sanığın olay içinde bulunmadığına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık …, sanıklar … ve … müdafii ile sanık … müdafinin diğer temyiz sebebleri yerinde görülmemiştir.

B. Sanık … Hakkında Hürriyeti Yoksun Kılma Suçundan ve Sanık … Hakkında Yaralama Kurulan Hükümlere Yönelik Yapılan Temyiz Talebinin İncelemesinde;
1. Olay tarihinde müştekinin sanık …’ın işletmeciliğini yaptığı yere gittiği, burada … ve tanık H.B. ile konuştuğu ve alkol aldığı, … ile tanık arasında tartışma yaşandığı, tanığın olay yerinden gizlice ayrıldığı, bunun üzerine sanık …’in müştekiden tanığı bulmasını istediği, temyiz dışı sanık … ile müştekinin tanığı aradığı fakat bulamadığı, müştekinin tekrar olay yerine döndüğü temyiz dışı sanık … ile oturdukları sırada sanıklar … ve …’in yanlarına geldiği, …’ın müştekinin bacağına ele geçirilen silah ile ateş ettiği ve yaraladığı, sanık … ile temyiz dışı sanık …’ın ise müştekiyi çamlık denen ıssız yere bıraktıkları olayda, sanık …’ın hürriyeti yoksun kılma suçundan, sanık …’in ise yaralama suçundan birbirleri ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiğine yahut birbirlerinin eylemlerini kolaylaştırıcı harekette bulunduklarına dair mahkumiyetlerine yeterli kesin delil elde edilemediğinden üzerine atılı suçtan ayrı ayrı beaatlerine karar verilmesi gerekirken mahkûmiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Sanık … Hakkında 6136 Sayılı Kanun’a Muhalefet Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Yapılan Temyiz Talebinin İncelemesinde;
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan mahkumiyet tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
D. Sanık … Hakkında Tanığı Etkilemeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Yapılan Temyiz Talebinin İncelemesinde;
UYAP ortamından alınan nüfus kayıt örneğine göre sanığın hükümden sonra 06.04.2019 tarihinde öldüğünün belirlenmesi karşısında; bu husus araştırılarak, hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince ölüm nedeniyle düşürülmesi hususunun mahallince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Yaralama ve Sanık … Hakkında Hürriyeti Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Olarak;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Susurluk Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.12.2015 tarihli kararında, sanık …, sanıklar … ve … müdafii ile sanık … müdafiinin tarafından ileri sürülen temyiz itirazı ile dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık …, sanıklar … ve … müdafii ile sanık … müdafinin temyiz itirazının reddiyle hükümlerin Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık … Hakkında Hürriyeti Yoksun Kılma Suçundan, Sanık … Hakkında Yaralama Suçundan ve Sanık … Hakkında Tanığı Etkilemeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Olarak;
Gerekçe bölümünde (B) ve (D) bentlerinde açıklanan nedenlerle Susurluk Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.12.2015 tarihli kararına yönelik sanık …, sanıklar … ve … müdafii, sanık … müdafi ile sanık …’un temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA,
C. Sanık … Hakkında 6136 Sayılı Kanun’a Muhalefet Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Olarak;
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle Susurluk Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2015 tarihli kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2023 tarihinde karar verildi.