Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/8364 E. 2023/6422 K. 21.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8364
KARAR NO : 2023/6422
KARAR TARİHİ : 21.09.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/844 E., 2016/358 K.
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bolu Cumhuriyet Başsavcılığının 15.12.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar … ve … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2.Bolu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan her biri için ayrı ayrı olmak üzere 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’ın temyiz isteği, suçu işlemediğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine, uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eylemi nedeniyle yardım eden sıfatıyla sorumlu tutulması gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık …’in temyiz isteği somut bir nedene dayanmamaktadır.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, mağdur …’ın sanık …’den olaydan 1 hafta önce aldığı arabayı kullanırken sürücü belgesi olmadığı için aracın ruhsat sahibi adına yazılan trafik idari para cezası yazıldığı, sanık …’ın mağdurdan bu parayı ödemesini istediği, ancak mağdurun ödemediği, olay günü saat 23.00 sularında sanıklar … … ve … araba ile seyir halindeyken mağduru gördükleri, arabayı durdurup mağdurun yanına giderek fikir ve eylem birliği içerisinde zor kullanarak mağduru arabaya bindirip, sanık …’in arabayı harekete geçirdiği, araba hareket halindeyken sanık …’ın mağdurdan trafik idari para cezasını ödemesini isteyip onu bıçakla yaraladığı, mağdurun direnmesi ve sanık …’ın telefonunu arabanın camından dışarı atması nedeniyle sanık …’in arabayı durdurduğu, bu durumu fırsat bilen mağdurun sanıkların elinden kurtulduğu, bu suretle sanıkların mağdur …’ya karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
Sanık …’in, mağdur …’dan kendisine yönelik yaralama eylemi nedeniyle şikayetçi olmaması ve sanık …’ın gerekçeli temyiz dilekçesi içeriği gözetilerek sanıklar … ve … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Sanıkların, üzerlerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu silahla ve birden fazla kişi tarafından birlikte işlemeleri karşısında, temel ceza belirlenirken 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 61 inci maddeleri gereğince aynı Kanunun 109 uncu maddesinin (a ve b) bentlerindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1. Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdur …’ın aşamalardaki birbiri ile uyumlu beyanları, doktor raporları, sanıkların aşamalardaki ikrara dönük savunmaları ve tüm dava dosyası kapsamı dikkate alındığında, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, anlaşıldığından, sanık …’in somut bir nedene dayanmayan, sanık …’ın suçu işlemediğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine eylemi nedeniyle yardım eden sıfatıyla sorumlu tutulması gerektiğine yönelik temyiz talepleri yerinde görülmemekle, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Dava dosyası kapsamına göre haksız tahrik hükümlerinin uygulama şartlarının oluşmadığı, sanığa atılı suçun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253 üncü maddesinde düzenlenen uzlaştırma kapsamındaki suçlardan olmadığı, sanık hakkında belirlenen temel hapis cezası üzerinden zincirleme suç hükümleri uyarınca artırım yapılmadığı anlaşıldığından sanık …’ın haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine yönelik temyiz talepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bolu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2016 tarihli ve 2015/844 Esas, 2016/358 Karar sayılı kararında sanıklar … ve … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar … ve …’in temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.09.2023 tarihinde karar verildi.