Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/8781 E. 2021/4599 K. 25.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8781
KARAR NO : 2021/4599
KARAR TARİHİ : 25.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet

Gereği görüşülüp düşünüldü:
TCK.nın 268. maddesindeki suçun oluşması için öncelikle, fail tarafından işlenen bir suçun bulunması gerekmektedir. Başka deyişle iftira suçunun aksine, bu madde bakımından gerçek bir suçun işlenmesi ve bu suçun faili ile 268. maddedeki eylemin failinin aynı kişi olması zorunludur.
İşlenmiş olması gereken suçun kasıtla veya taksirli suç olması arasında bir fark bulunmamaktadır. Fakat, maddede yalnızca suçtan söz edilmekle, kabahatler veya disiplin eylemleri madde kapsamında değerlendirilmemektedir.
Maddedeki ifade biçiminin hatalı olduğu söylenebilir ise de, mevcut düzenleme karşısında, failin gerçekte o suçu işlememiş bulunduğunun anlaşılması halinde, başkasının kimlik bilgilerini kullanma eyleminin 268. maddedeki suçu oluşturmadığını kabul etmek, kanunilik ilkesi bakımından zorunlu görülmektedir. Bu tür eylemlerde 206. maddenin uygulanması gereklidir.
Bu açıklamalar ışığında; olay günü, sanığın Denizbank Çerkezköy Şubesine senet ödemesi yapılırken 100 Türk Lirasının sahte çıkması üzerine parada sahtecilik suçundan başlatılan soruşturma kapsamında hakkında işlem yapılacağı sırada kendisini … olarak tanıtıp bu şahsa ait kimlik bilgilerini vermesi üzerine mağdur … hakkında soruşturma başlatıldığı ve Çerkezköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma neticesinde 28.08.2013 tarihinde delil yetersizliği nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, 28.09.2013 tarihinde ise soruşturma sırasında sanıktan alınan parmak izlerinin iki farklı kimliğe ait çıkması nedeniyle yakınları ve komşularına fotoğraf teşhisi yaptırılarak sanığın gerçek kimlik bilgilerine ulaşıldığı somut olayda, UYAP sisteminden yapılan inceleme ve dosya kapsamından sanık hakkında parada sahtecilik olayına ilişkin soruşturma ve kovuşturma yürütüldüğüne dair bilgi veya belge bulunmadığı, bu suça ilişkin soruşturma yürütülmüş ve soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi veya kamu davası açılmışsa yargılama sonucunda beraat kararı verilmesi ve bu kararların kesinleşmesi halinde sanığın “işlediği bir suçtan” söz edilemeyeceği cihetle TCK.nın 268. maddesinde tanımlanan suçun unsurları oluşmayıp, TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan cezalandırılması gerektiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında mağdurun kimlik bilgilerini kullandığı parada sahtecilik olayına ilişkin yapılan hazırlık soruşturması veya kovuşturması bulunup bulunmadığı araştırılıp ilgili evrakların temini ile tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 25.03.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.