YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9339
KARAR NO : 2023/6338
KARAR TARİHİ : 19.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/289 E., 2016/533 K.
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ünye Cumhuriyet Başsavcılığının 20.03.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kamu davası açılmıştır.
2. Ünye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan ise beraat kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği,
– Konut dokunulmazlığını ihlal suçunun sabit olmasına rağmen mahkumiyet yerine beraat kararı verildiğine,
– Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ele geçmeyen tüfek nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca ceza arttırımı yapılmasının yerinde olmadığına,
– Katılanın eşi … …’in mahkemece dinlenmeden eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine,
– Silahlı tehdit suçundan dava açılmamış ise de, iddianame anlatımında sanığın katılana yönelik tehdit içeren eylemlerinden bahsedildiği, bu eylemlerin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olmadığından silahlı tehdit suçuna ilişkin bir karar verilmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, komşusu olan katılanın evinin açık olan kapısından rızası dışında girerek, katılan ile aralarında ilişki olduğuna dair köy kahvehanesinde dedikodular çıktığını söylediği, katılanın eşini aramak istemesi üzerine, ellerini plastik kelepçe, ağzını ise tülbent ile bağlayarak kimseye bahsetmemesi için tehdit ettiği, katılanın başını sallayarak onaylaması üzerine katılanı çözerek evden ayrıldığı iddiasına ilişkindir.
2. Ünye Devlet Hastanesine düzenlenen 14.02.2015 tarihli adli raporda, katılanın mevcut yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olduğu, hayati tehlikesinin bulunmadığı belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna yönelik temyiz incelemesinde;
1. Tebliğname yönünden;
Sanığın, rıza olmadan evine girerek katılanın ellerini silahtan sayılan plastik kelepçe, ağzını da tülbent ile bağlayarak hürriyetini kısıtladığı katılana yönelik tehdit eylemlerinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olduğu, katılanın direnmemesinin rıza olarak kabul edilemeyeceği ve atılı suçun oluşmasını engellemeyeceğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yönünden;
a. Katılanın aşamalardaki istikrarlı ve değişmeyen beyanlarında, sanığın elinde av tüfeği olduğunu beyan etmesi ve sanığın eylemini silahtan sayılan plastik kelepçe ile gerçekleştirmesi karşısında sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasında; olayın görgü tanığı olmayan, katılanın eşi … …’in mahkemece tanık sıfatıyla dinlenmemesinde isabetsizlik görülmemiş, sanığın, katılanın hürriyetini tahdit ettikten sonra gerçekleştirdiği tehdit eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olduğu, ayrı bir suç olarak değerlendirilmeyeceği anlaşıldığından Cumhuriyet savcısının bu hususa ilişkin temyiz sebepleri reddedilmiştir.
b. Olaylar ve olgular bölümünde belirtilen adli rapor, katılanın aşamalardaki istikrarlı ve değişmeyen beyanları, tanıklar …., …. ve ….’nün aşamalardaki birbiriyle uyumlu anlatımları, sanığın inkara dayalı savunması ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığın üzerine atılı suçları işlediğine yönelik mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımın eleştiri hususu dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Konut dokunulmazlığının ihlali suçuna ilişkin temyiz incelemesinde ise;
Katılanın konutuna rızası dışında ve silah tehdidiyle girerek katılanın hürriyetini kısıtlayan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 116 ncı maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası ve 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmesi yerine yazılı şekilde beraatine hükmedilmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir.
IV. KARAR
A. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden;
Gerekçe bölümünde A numaralı bentte açıklanan nedenle Ünye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2016 tarihli kararında Cumhuriyet savcısının temyiz itirazı ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz itirazının reddiyle hükmün Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Konut dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ünye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2016 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2023 tarihinde karar verildi.