YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9409
KARAR NO : 2021/23296
KARAR TARİHİ : 22.12.2021
İhbarname No : KYB – 2020/83280
Başkasına ait banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 245/1, 62 ve 52. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına (beş kez) dair Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/02/2018 tarihli ve 2017/625 esas, 2018/158 sayılı kararını kapsyan dosyası ile ilgili olarak;
Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 19/09/2019 tarihli ve 2018/12342 esas, 2019/10913 karar sayılı ilâmında yer alan, “…sanığa yüklenen eylemlerin 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6763 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK.nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturma ihtimaline binaen delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi…” şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
Somut olayda, sanığın yetkilisi olduğu firma çalışanlarının kendilerini banka görevlisi olarak tanıtarak katılanlardan sağlık sigortası poliçelerinin iptal edilmesi karşılığında kart bilgilerini istemesi, katılanların da söz konusu bilgileri vermesi neticesinde katılanların hesabından muhtelif miktarlarda harcama yapılmak suretiyle haksız menfaat elde edilmesi şeklinde gerçekleşen eylemin, suç tarihinden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 158/1. maddesine eklenen (L) bendinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçu kapsamına alınmış olduğundan, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 12. maddesi uyarınca bu suçlardan açılan kamu davalarının ağır ceza mahkemelerinde görülmesi gerektiği gözetilmeden, görevsizlik kararı verilmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 15.09.2020 gün ve 2020-11954 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2020 gün ve KYB – 2020/83280 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Oluş ve tüm dosya kapsamına göre; Adres Defteri İnternet Reklamcılığı (…) adlı şahıs şirketi kurup elemanlar çalıştıran, uzaktan satış adı altında elemanları vasıtasıyla arattığı katılanlara bankadan arandığını, banka görevlisi, sağlık sigortası süresinin bittiği, kredi kartı bilgilerinin gerekli olduğunu söyleyerek kredi kartı bilgilerini alıp yeniden işlem yapılmasının gerekli olduğu aksi takdirde belirli bir miktar para kesileceği söylenerek ikna edilip telefonlarına gelecek şifre ile işlemin tamamlanacağını söyleyip kredi kartlarından para çekmek ve bu sırada katılanlara bankaları tarafından sms yoluyla işlem için gönderilen şifreyi de şüphe çekmeden söyleterek ekonomik yarar sağlamak şeklinde gerçekleşen olayda;
Sanığın eyleminin 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6763 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK.nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturma ihtimaline binaen delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/02/2018 tarihli ve 2017/625 Esas, 2018/158 sayılı Kararının 5271 sayılı CMK.nın 309/4-b maddesi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak üzere BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.