YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1036
KARAR NO : 2021/20025
KARAR TARİHİ : 01.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın 06.07.2015 tarihli duruşmadaki beyanında, haklarının hatırlatılması üzerine duruşmadan bağışık tutulmak istediğini söylemesi karşısında, tebliğnamedeki 1 nolu bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazların reddine, ancak;
1- Sanığın savunmasının içeriği karşısında, mahkemenin sanığın TCK’nın 32. maddesi kapsamında akıl hastalığı hususunda herhangi bir araştırma yapmadığı anlaşılmakla, TCK’nın 32. maddesi gereğince sanığın suç tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğini ortadan kaldıran veya bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmasına yol açan bir akıl hastalığı ve yüklenen suç yönünden cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı konusunda Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nden ya da Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınarak sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2- 5237 sayılı TCK.nın 268/1. maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun oluşabilmesi için işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekir. Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi halinde TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, bir resmi belge düzenlenmemiş olması halinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 40/1. maddesinde düzenlenen kimliği bildirmeme kabahati oluşur.
Somut olayda, yapılan ihbar üzerine yürütülen soruşturma sırasında yakalanan sanığın, …’ya ait kimlik bilgilerini kullanıp, yakalama tutanağının, ifade tutanağının ve adli muayene raporunun … ismi ile düzenlendiği, soruşturma sonucunda ise sanığın kimlik bilgilerini kullandığı … hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu kararın tebliği üzerine …’nun Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiği dilekçesinde, kendisinin 10.08.2014 tarihinde Dargeçit ilçesinde bulunmadığını, kimliğini daha önceden kaybettiğini, bir şahsın kendisinin kimliğini bularak kullandığını, kimliğini kullanan kişinin tespit edilmesini istediğini belirtmesi üzerine … kimlik bilgilerini kullanan kişinin sanık olduğunun tespit edilip iş bu davanın açıldığının anlaşılması karşısında, soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle sanık hakkında ‘işlenen bir suçtan’’ söz edilemeyeceğinden, eylemin TCK’nın 206. maddesinde düzenlenen “Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı biçimde hüküm kurulması,
3- Sanık hakkında kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak TCK’nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanmaması,
4- Gerekçeli karar başlığında suç adının “Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma” yerine “İftira” olarak yazılması,
Yasaya aykırı, sanık vasisi …’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.