YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1044
KARAR NO : 2021/20026
KARAR TARİHİ : 01.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK.nın 268/1. maddesinde düzenlenen başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun oluşabilmesi için işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekir. Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi halinde TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, bir resmi belge düzenlenmemiş olması halinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 40/1. maddesinde düzenlenen kimliği bildirmeme kabahati oluşur.
Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan yürütülen soruşturmada yakalandığında kendisini abisi olan … olarak tanıttığı ve bu kimlik bilgisi ile soruşturma işlemlerinin yapıldığı, soruşturma sonucu … hakkında iddianame düzenlenerek kamu davasının açıldığı, yargılama sırasında sanığın, abisi olan …’in kimliğini kullandığının anlaşılması üzerine … hakkında beraat kararı verildiği somut olayda; sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan yürütülen soruşturma akıbetine dair dosya içerisinde herhangi bir bilgi veya belgenin bulunmadığının anlaşılması karşısında; bu soruşturma dosyasının
akıbetinin araştırılıp anılan suçtan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi ya da yapılan kovuşturma sonucunda sanığın beraat ettiğinin tespiti halinde işlenmiş bir suçtan söz edilemeyeceğinden ve TCK.nın 206/1. maddesinde yazılı suçun oluşacağı cihetle, varsa ilgili dosya getirilip onaylı örneği denetime olanak verecek biçimde dosya arasına konulması, mahkemece belirtilen araştırma yapıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1- Kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddesi olan TCK.nın 50/1-a maddesinin gösterilmemesi suretiyle, CMK.nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
2- Sanığın adli sicil kaydında suç tarihinden sonra kesinleşen mahkumiyetlerinin bulunması ve atılı suç nedeniyle de herhangi bir maddi zararın olmaması karşısında, sanık hakkında CMK.nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen sanığın “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanık hakkında CMK.nın 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun karar yerinde tartışılmaması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.