YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11595
KARAR NO : 2023/6760
KARAR TARİHİ : 28.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/84 E. 2016/67 K.
SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz etme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Eğil Cumhuriyet Başsavcılığının 25.06.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Eğil Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2016 tarihli kararı ile sanık …’ın Türk Ceza Kanunu 154 üncü madde ikinci fıkra yollamasıyla 154 üncü madde birinci fıkra uyarınca hakkı olmayan yere tecavüz etme suçundan 3.000 TL ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’ın temyiz istemi, dava konusu taşınmaz üzerinde tapuya tescilli yer olduğundan bahisle işgalinin söz konusu olduğuna, Mahkemece yeterince araştırma yapılmadığına ve re’sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanık …’ın köylünün ortak kullanımında bulunan tapulama harici taşınmaza ev ve bahçe olarak kullanmak suretiyle tecavüz ettiği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığa yüklenen suçun kesintisiz suçlardan olması nedeniyle, suç tarihinin hukuki kesintinin gerçekleştiği 25.06.2015 iddianame tarihi olacağı gözetilmeden, gerekçeli karar başlığında 31.10.2014 olarak yazılması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı Kanunla değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirleri Hakkında Kanun’un 106 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca infaz aşamasında res’en uygulama yapılabileceğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Anayasa Mahkemesi’nin, 02/08/2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21/04/2022 gün ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen Geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında aynı Kanun’un 250 inci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdi edilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Eğil Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.09.2023 tarihinde karar verildi.