Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/1284 E. 2023/2053 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1284
KARAR NO : 2023/2053
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : İftira, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Beraat

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1- Akçaabat Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 18.08.2015 tarihli iddianamesiyle sanığın iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası , 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası; görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı kanunun 265 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır
2- Akçaabat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.12.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz istemi sanığın dosya kapsamında bulunan delillere göre jandarma görevlilerine karşı iftira ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediğinin sabit olduğu ve bu suçlardan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1- …’un devriye aracının arkasına önüne geçerek aracın gidişini engellemeye çalıştığı, alkollü olduğu, Kabahatler Kanunu uyarınca işlem yapılmak üzere araca alınmaya çalışıldığı ancak zorluk çıkardığı, Jandarmaya karşı hakaretlerde bulunduğu, araca alındıktan sonra da kafasını sağa sola vurmaya çalıştığı, araçta dudak kısmını dişleriyle ısırarak kendine zarar verdiği, suç isnadında bulunması ihtimaline karşı araçtayken telefonla görüntülerinin çekildiği, indirildiğinde dudaklarını ısırarak kanattığının görüldüğü, doktor raporuna göre de 68 promil alkollü olduğu tespit edilmiştir.
2- Doktor raporuna göre … ‘un “üst dudak orta kısmında dikey 0,4 santimetre küçük kesi, alt dudak sol içe bakan kısımda hafif ezik ve sol yanak alt kısımda hafif yüzeysel kızarıklık” olduğu belirlenmiştir.
3- … 21.07.2015 tarihinde Akçaabat Cumhuriyet Başsavcılığına bir dilekçe vererek Akçaabat Pazarcık jandarma karakol komutanı olan Vedat Polat’ı daha önceden BİMER’e şikayet şikayet ettiği için kendisine husumet beslediğini, olay gecesi hiçbir sebep yokken gözaltına aldığını, ve araçta yüzüne vurarak darpettiğini, görüntülerinin izni olmadan çekildiğini belirterek Vedat Polat hakkında şikayetçi olmuştur.
4- Dosya içerisinde bulunan CD’deki görüntüler izlenmiş, …’un görüntü çekilmesinden önce söz ettiği gibi darp edildiğine yönelik yüzünde bir kızarıklık, dudağında bir kanama veya kesi görülmemiştir.

5- Zabıt münziileri beyanlarında zaptı tekrar ederek, şahsın kendilerine hakaret ettiğini, sarhoş olduğunu, zabıtta anlattıkları şekilde görevlerini yapmalarını engellemeye çalıştığını, daha önce de şikayetleri olduğundan durumu kameraya aldıklarını belirtmişlerdir.
6- Akçaabat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Vedat Polat hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verildikten sonra, … hakkında iftira ve görevli memura mukavemet suçlarından incelemeye konu bu dava açılmıştır .

IV. GEREKÇE
1- Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçu bakımından yapılan incelemede;
5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan suç seçimlik hareketli bir suç olup, kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanılması ile suç oluşmaktadır. 5237 sayılı Kanunda cebir terimi, maddi ve manevi zorlamayı içermektedir. Maddi cebir yaralama suçu oluşturacak şekilde bir şiddet içerdiği, şiddetin de bireye yönelik fiziksel güç kullanılması olarak tanımlandığı kabul edilmektedir. Maddede yer alan cebir öğesi, görevini yerine getirmeye çalışan kamu görevlisine karşı fiziki güç kullanılmasıdır. Olayda sanığın görevlilere karşı fizik bir güç kullandığına yönelik somut bir tespit bulunmadığından, sanık hakkında atılı suçun unsurları oluşmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak beraat kararının yasal dayanağının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi olarak gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 5271 sayılı Kanun’un 232 inci maddesinin altıncı fıkrasına aykırılık teşkil etmiş ise de bu hususun 1412 sayılı Kanun’un 322 inci maddesi gereği düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

2- Sanık hakkında iftira suçu bakımından yapılan incelemede;
İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerektiği; somut olayda sanık hiç bir suçu olmadığı halde keyfi davranan kolluk görevlilerinin kendisini göz altına aldıklarını ve karakol komutanı Vedat Polat tarafından tokat atıldığını bildirerek şikayetçi olmuştur. Dosya içinde bulunan doktor raporuna göre yüzünde yaralanmalar mevcut olmakla, maddi vakıalara dayanan şikayetinin, Anayasa’nın 74 üncü maddesinde düzenlenen şikayet ve dilekçe hakkı kapsamında kalması nedeniyle olayda, atılı suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine,

incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak beraat kararının yasal dayanağının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi olarak gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 5271 sayılı Kanun’un 232 inci maddesinin altıncı fıkrasına aykırılık teşkil etmiş ise de bu hususun 1412 sayılı Kanun’un 322 inci maddesi gereği düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve iftira suçları yönünden,
Gerekçe bölümünde 1 ve 2 numaralı açıklanan nedenlerle Akçaabat Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.12.2015 tarihli ve 2015/612 Esas, 2015/316 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının beraat kararına ilişkin birinci bendinin çıkarılarak yerine “Sanığın eylemlerinin kanunda suç olarak tanımlanmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Beraatine,” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 05.04.2023 tarihinde karar verildi.