Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/2625 E. 2023/7065 K. 04.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2625
KARAR NO : 2023/7065
KARAR TARİHİ : 04.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/239 E., 2016/142 K.
SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı son oturumda SEGBİS sistemi ile hazır edilen sanığın yüzüne karşı tefhim edilen asıl karara ilişkin duruşma tutanağının bir örneğinin verilmemesi durumunda, temyiz süresinin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren başlayacağı kabul edilmekle, hükmün karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Selim Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 22.12.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi talep olunmuştur.
2. Selim Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli, 2015/239 Esas, 2016/42 Karar sayılı kararı ile sanığın başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan, 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri;
Atılı suçu işlememiş olmasına rağmen hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın sahibi olduğu şirketten aranan müştekiye, “Sigorta poliçesinin iptal edileceği” söylenerek kart bilgilerinin alındığı ve akabinde karttan 349,00 TL harcama yapıldığı iddiasına ilişkindir.

2. Müştekiye ait Ziraat Bankası 4446 **** **** 8844 numaralı kredi kartı ile olay tarihinde, … Turizm Sağlık Hizmetleri isimli firma adına 349,00 TL harcama yapıldığına dair hesap özeti dökümü ve yazı cevapları dosyada mevcuttur.
3. Müştekiyi arayan 850 ***** 44 numaralı hattın TİB’den gelen kayıtlara göre … Medical A.Ş ye ait olduğu anlaşılmıştır.
4. İstanbul Ticaret Odasına yazılan müzekkereye verilen cevap ile … Turizm ve Sağlık Hizmetleri isimli şirkete ait kayıtlarının bulunmadığı, … Medical A.Ş’nin şirket yetkilisinin sanık … olduğu belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Dosyadaki olgular itibari ile; sanığın yetkilisi olduğu şirket adına kayıtlı olduğu tespit edilen 850 ***** 44 numaralı hat ile görüşme yapan mağdura, “sigorta poliçesinin iptal edileceği” yönünde güven verilerek kredi kart bilgilerinin öğrenildiği, akabinde bu bilgiler ile kartından 800,00 TL çekim yapıldığı, sanık her ne kadar “Suça konu işlemle ilgisi olmadığını, şirketi yalnızca devraldığını ancak faaliyetlerine katılmadığını” beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş ise de; çağrı merkezi veya danışmanlık şirketi adı altında kurulan bir çok şirketin, şahıslar ile “Hediye kontör veya para puan kazandınız ya da kredi kart aidatı, sigorta masraf aidatı iadesi yapılacağı” gibi farklı sebeplerle iletişime geçerek, kişilerin iradelerini fesada uğratmak suretiyle kredi kart bilgilerini ve telefonlarına gelen 3D güvenlik şifrelerini edindikleri, daha sonra bu bilgiler ve şifreyi kullanarak karttan mail order yöntemi ile rıza dışı harcama yaptıkları, işlemleri genelde şifre ile yaparak ve harcama sonrası şahıslara küçük teknolojik ürünler, ASİST kart veya bir kısım belgelerin yer aldığı kargolar göndererek, yapılan işlemi yasal bir hizmet paket satışı şeklinde gösterdikleri, oysa ki mağdurlardan bilgilerin ve şifrelerin ele geçiriliş biçimi hileye dayandığından gerçek anlamda verilen bir rızadan bahsedilemeyeceği, nitekim UYAP entegrasyon ekranından, sanığın benzer eylemleri nedeni ile açılmış derdest ve kesinleşmiş dava dosyaları incelendiğinde, sanığın yetkilisi olduğu şirketinde bu şekilde faaliyet sürdürdüğü ve olay tarihi itibariyle şirketin yetkilisi olduğu sabit olan sanığın yapılan işlemlerden haberdar olmamasının mümkün olmadığı, yine aramanın sanığın şirketinde çalışan ve onun emir ve talimatları doğrultusunda hareket ettiği kuşkusuz olan bir personel tarafından gerçekleştirilmesinin de sanığın cezai sorumluluğu açısından önem arz etmediği anlaşılmakla, mahkemenin sübuta ve suçun vasfına ilişkin kabulünde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Diğer Yönlerden
5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin birinci fıkrasında temel ceza olarak, hapis cezasının yanında adli para cezası da öngörülmesine rağmen, sanığın sadece hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilerek eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımın eleştirilen neden dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Selim Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli, 2015/239 Esas, 2016/42 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden, eleştirilen neden dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.10.2023 tarihinde karar verildi.