Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/384 E. 2023/9614 K. 05.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/384
KARAR NO : 2023/9614
KARAR TARİHİ : 05.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/153 E., 2016/2 K.
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, silahla tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yusufeli Cumhuriyet Başsavcılığının 19.12.2014 tarihli iddianamesi ile sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve birden fazla kişi ile birlikte tehdit suçlarından cezalandırılmaları için kamu davası açılmıştır.
2. Yusufeli Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2016 tarihli kararı ile sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyetlerine, birden fazla kişi ile birlikte tehdit suçundan ise beraatlerine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; bizatihi tehdit suçundan kurulan beraat hükümlerine ilişkin olup, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine yöneliktir.

2.Sanıkların temyiz istemleri; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığına, katılanların her aşamada değişen beyanlarına göre haklarında mahkûmiyet hükümleri kurulduğuna, görgüye dayalı bilgileri olan bir kısım tanıkların beyanlarının dikkate alınmadığına, mahkumiyetlere yeter delil bulunmadığına ve bu cihetle şüpheden sanığın yararlanacağına ilişkin evrensel hukuk ilkesinin bertaraf edildiğine yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, yaşı küçük katılan …’un, … Yaylası’nda düzenlenen festivale katıldığı, katılan … ile husumeti olan sanıkların da söz konusu festival alanında bulundukları, festivalin sonraki gün de sürecek olması nedeniyle katılan …’un, tanık sıfatıyla bilgi ve görgüsüne başvurulan … ile babasına ait araç içerisinde uyuduğu, gece saatlerinde sanıklardan …’in katılan … tarafındaki camı tıklattığı, katılanın kilitli olan araç kapısını açtığı, kapıyı açar açmaz sanık …’in katılanın burun bölgesine yumruk attığı, o sırada sanık …’nun da sanık …’e katıldığı ve katılan …’u zorla araçlarının yanına götürdükleri, buradan katılan …’un ayrılmasına izin vermedikleri, akabinde sanık …’in katılan …’yi aradığı “oğlunun burnunu kırdım, buraya gel seninle hesaplaşacağız” şeklindeki ifade ile katılan …’yi tehdit ettiği, sonrasında telefonu sanık …’nun aldığı ve katılanı “adam ol, pantolon giy, etek giyme. Seninle hesabımız bitmedi” şeklindeki ifade ile tehdit ettiği, son olarak telefonu alan sanık …’un da katılanı “seninle hesabımız bitmedi” şeklindeki ifade ile tehdit ettiği, bu suretle sanıkların fikir ve eylem birlikteliği altında katılan …’a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu, katılan …’ye yönelik ise birden fazla kişi ile birlikte tehdit suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.
2. Katılan … hakkında aldırılan 03.08.2014 tarihli doktor raporuna göre; katılanın burnu üzerinde darbe sonucu oluşmuş sıyrık ve morluk bulunduğu tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanıklar hakkında tehdit suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
1. Sanıkların yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanıkların savunmaları olduğu ve sanıkların savunmalarının 24.03.2015 tarihinde alındığı, bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Sanıkların katılan …’u, katılan …’nin jandarmayı araması, jandarmanın da sanıklara ulaşması üzerine bıraktıkları anlaşılmakla sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 110 uncu maddesi hükümleri gereğince indirim yapılmamasında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden tebliğnamedeki bozma istemine iştirak edilmemiştir.
Dosya kapsamı, katılan …’un aşamalardaki istikrarlı beyanları, olay ve olgular bölümünün ikinci bendinde belirtilen belge içeriği ve tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların davaya konu eylemi gerçekleştirdiklerine ilişkin İlk Derece Mahkemesinin kabulünde isabetsizlik görülmediği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığına, katılanların her aşamada değişen beyanlarına göre haklarında mahkûmiyet hükümleri kurulduğuna, görgüye dayalı bilgileri olan bir kısım tanıkların beyanlarının dikkate alınmadığına, mahkûmiyetlere yeter delil bulunmadığına ve bu cihetle şüpheden sanığın yararlanacağına ilişkin evrensel hukuk ilkesinin bertaraf edildiğine yönelik temyiz talepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
A. Tehdit suçundan kurulan hükümler bakımından;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Yusufeli Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2016 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler bakımından;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yusufeli Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2016 tarihli kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2023 tarihinde karar verildi.