Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/4406 E. 2023/10718 K. 26.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4406
KARAR NO : 2023/10718
KARAR TARİHİ : 26.12.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/451 E., 2016/49 K.
SUÇLAR : İşkence, kasten yaralama, görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Tebliğnamede isimleri sanıklar bölümüne de yazılmış olan katılanlar … ve … hakkındaki hükümlere yönelik temyiz başvurusu bulunmadığından, haklarında kurulan hükümler inceleme dışı tutulmuştur.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usûl hükümlerine göre temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 08.10.2013 tarihli iddianamesi ile sanıklar …, …, …, … ve … hakkında işkence yapma; sanıklar … ve … hakkında kasten yaralama ve görevi kötüye kullanma suçlarından cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2. İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.03.2016 tarihli kararı ile tüm sanıklar hakkında atılı suçlardan beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz isteği; sanıkların mahkûmiyeti yerine beraatlerine kararı verilmiş olmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, polis memuru olan sanıklar … ve …’in devriye görevlerini ifa ettikleri sırada daha önce pek çok kez uyuşturucu madde ele geçirilen Maçka parkında arkadaşlarıyla oturan katılan … ‘ın elinde bulunan sarma sigarasını İstanbul 29.Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/176 değişik iş numaralı önleme araması kararına istinaden kontrol etmek istediklerinde katılan …’ın avukat olduğunu söyleyip söz konusu aramaya karşı çıktığı, Sanıklar … ve …’ın ısrar etmeleri üzerine katılan sanık …’nun “siz kimsiniz, lan, s…r git diyerek hakarette bulunduğu, sanık polis memurlarının katılan … ile yanında bulunan ve duruma müdahale eden katılan … hakkında işlem yapmak için polis karakoluna götürmeye çalıştıkları sırada kendileriyle gelmek istemeyen katılan …’nun sanık …’e tekme atıp saldırdığı , katılan …’nın pasif şekilde direndiği, taraflar arasında oluşan arbede ve fiili müdahale sonrasında katılanların sanıklar tarafından ekip otosuna bindirilerek hastaneye götürüldükleri ve adli rapor içeriklerine göre sanık … ile katılanlar … ve …’nın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıkları olayda; sanıklar Muhammed … ve …’ın bu şekilde görevi kötüye kullanma ve kasten yaralama; katılan …’nın karakol içerisindeki kalorifer peteğine kelepçelenmek suretiyle karakolda görevli polis memuru sanıklar …, …, …, … ve …’un ise işkence suçunu iştiraken işlediklerine ilişkindir.

IV.GEREKÇE
A. Sanıklar …, …, …, … ve … hakkında işkence suçu yönünden kurulan beraat hükümleri yönünden:
1. Olay günü Harbiye Polis Merkezinde görevli sanıklar …, …, …, …, …’un ihmali davranışla katılanlar …’ye karşı işkence suçuna iştirak ettiklerinden bahisle işkence suçunu işledikleri iddia olunmuştur. Ancak; park içerisinde yaşanan arbede sonrası nöbetçi Cumhuriyet savcısına verilen bilgi ve alınan talimat ile hakkında gözaltı kararı verilen katılan …’nın, o gece polis merkezine getirildiğinde nezarethanede kendisine zarar veren bir başka şahsın bulunması ve başka bir nezarethane bulunmamasından dolayı maddi ve fiziki koşulların elverişsizliği sebebiyle ve hemen öncesinde polis memurları ile aralarında yaşanan olaydan ötürü gergin olması nedeniyle kendisine ve başkasına zarar vermemesi amacıyla kalorifer peteğine, kısa süre kelepçelendiği anlaşılmıştır. Katılan …’nın karakoldaki işlemler sürerken, görevli polis memurlarının zor kullanmalarını gerektirecek herhangi bir eyleminin bulunmadığı, kendisine zarar vermesini ve kaçmasını engellemek amacıyla 22 dakika gibi kısa bir sürede kolundan kalorifere kelepçelendiği, bu süreçte oturmasının sağlanıp ihtiyaçlarının karşılandığı belirlenmekle eylemin sistematik ve belli bir süreçte, maddi ve manevi bütünlüğe acı verme kastıyla işlenmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle adı geçen sanıkların eyleminin işkence suçunu oluşturmadığı gibi o sırada polislerce zor kullanma eyleminin bulunmaması nedeniyle bu yetkinin kullanılmasında sınırın aşılması suçunun da oluşmayacağı görülmüştür.
2. Açıklanan nedenlerle Mahkemenin kabul ve uygulaması hukuka uygun bulunmuş, katılanlar vekilinin sanıkların işkence suçundan cezalandırılması gerektiğine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiş, tebliğanmedeki bozma düşüncesine de aynı gerekçe ile iştirak edilmemiştir.
3. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanıklar … ve … hakkında görevi kötüye kullanma ve kasten yaralama suçlarından kurulan beraat hükümleri yönünden:
1. Sanıkların yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 inci maddesinin birinci fıkrası ve 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanıkların 21.02.2014 tarihli sorguları olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

V. KARAR
1. Sanıklar …, …, …, … ve … hakkında işkence suçu yönünden kurulan beraat hükümleri yönünden:
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.03.2016 tarihli kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2. Sanıklar … ve … hakkında görevi kötüye kullanma ve kasten yaralama suçlarından kurulan beraat hükümleri yönünden:
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.03.2016 sayılı Kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2023 tarihinde karar verildi.