YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4516
KARAR NO : 2023/9680
KARAR TARİHİ : 06.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/326 E., 2016/86 K.
SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 11.12.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul Anadolu 42. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 16.02.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası, 2.000,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; suçun sübutuna, delil bulunmadığına, usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İncelemeye konu olay; sanığın aynı iş yerinde birlikte çalıştığı temyiz dışı sanık … ile birlikte, iş yeri sahibi olan mağdura ait kredi kartından mağdurun bilgisi ve rızası dışında hesabından para çekilmesi, iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1. Mahkeme hükmünde 5237 sayılı Kanun’un 245/1. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu ve adli para cezasına esas alınan birim gün sayısının tayini sırasında “sanığın şahsi hali ile ekonomik durumuna göre” şeklinde teşdit oranının ayrıca gerekçelendirildiği anlaşılmakla; Tebliğname’nin bu hususta (2-b) numaralı paragraftaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2. Temyiz dışı sanık … ‘nin mağdura ait firmada şoför olarak çalıştığı, sanık …’nun ise yine aynı firmada …’ın yardımcı elemanı olarak işçi olarak çalıştığı, mağdurun, …’a Finansbank kredi kartını vererek ‘işyeri aracına yakıt almasını söylediği’, olay günü sabah sanık ve …’ın çalışacakları yere gittikleri, burada işten çıkmaya karar vererek tanık E.B’nin oto kiralama işyerine gittikleri, …’ın kiraladıkları aracın ücretini mağdura ait kartla ödemek istediği, tanık E.B’nin kart üzerinde farklı bir isim yazması nedeniyle ödemeyi post cihazıyla almak istemediği, Görüntü inceleme Tutanağı’na göre, …’ın bu kez tek başına ATM’den mağdura ait karttan 1.000,00 TL nakit para çekimi yapıp tanığa ücret olarak verip oto kiralama işyerinden ayrıldıkları, kiralanan araçla sanık ve …’ın Trabzon’a doğru seyir halindeyken, aracın içindeki takip cihazının sökülmüş olması nedeniyle aracının çalındığından şüphelenen tanık E.B’nin durumu Emniyet birimine ihbarı sonucunda, sanık ve …’ın araç içinde Emniyet Ekibi tarafından alındıkları olayda; sanığın aşamalardaki savunmasında “kartın verildiğini, ancak …’ın bu işi tek başına yaptığına” yönelik savunmasının aksine, üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, ayrıca UYAP entegrasyon ekranından yapılan tespitte İstanbul Anadolu 24. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/137Esas 2016/88Karar sayılı dava dosyasında, sanık hakkında iddianame ile hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan açılan davada beraat kararı verilmiş olması hususu da gözetilmeden sanığın beraati yerine, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 42.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 16.02.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
06.12.2023 tarihinde karar verildi.