Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/4733 E. 2023/6223 K. 18.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4733
KARAR NO : 2023/6223
KARAR TARİHİ : 18.09.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/328 E., 2016/428 K.
SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz etme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Akçakoca Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2013 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz etme ve mala zarar verme suçlarından cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2.Akçakoca Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli kararı ile sanığın hakkı olmayan yere tecavüz etme suçundan 5 ay hapis cezası ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, katılanın tarlasına izinsiz girmediğine ve zarar vermediğine, dedelerinden kalma yolu kullandığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın katılana ait 128 ada 27 parsel sayılı fındık bahçesine traktör ile yol açmak suretiyle tecavüz ettiği, sanığın katılana ait 3 adet fındık ağacını kestiği ve fındık bahçesine girişinde bulunan tahta avlayı kaldırmak suretiyle zarar verdiği iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
Sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki hak yoksunlukları uygulanırken; Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının dikkate alınmaması ve hükmolunan adli para cezasının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı Kanunla değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirleri Hakkında Kanun’un 106 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca infaz aşamasında res’en uygulama yapılabileceğinin gözetilmemiş ise de, infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır
Hüküm fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmü yönünden, ”sanığın söz konusu ilamlar ve dosyaya yansıyan kişiliğine, geçmişteki haline ve sabıka kaydı içeriği göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığından şartları oluşmadığından, Ceza Muhakemeleri Kanununun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası ve devamı maddelerinin tatbikine yer olmadığına” karar verildiği, ancak erteleme hükümleri açısından” suçun niteliği, geçmişteki hali, suç işleme konusundaki eğilimleri göz önüne alınarak bir daha suç işlemeyeceği yönünde mahkememizce kanaat edinildiğinden sanığa verilen 5 Ay Hapis Cezasının Türk Ceza Kanununun 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince ertelenmesine” şeklinde karar verilerek hükümde çelişki yaratılmış ise de “mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin sureti ile tamamen giderilmesi” şeklindeki düzenleme ve mağdurun zararının giderilmemiş olduğunun anlaşılması nedeni ile yasal şartları oluşmadığından sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceğinden, çelişki sonuca etkili görülmeyerek bozma nedeni yapılmamıştır.

Hakkı olmayan yere tecavüz suçunun temadi etmiş olması nedeniyle, suç tarihinin hukuki kesintinin gerçekleştiği iddianame tarihi olan 18.12.2013 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
1.Sanık hakkında kurulan hükümde, sanık savunması, katılan ve tanık beyanları, keşif, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın katılanın bahçesinden kendi bahçesine gitmek için katılana ait fındık bahçesinde yol açtığı, tanık ….’nin sanığın traktör ile yol açtığını gördüğünü beyan ettiği, sanığın eyleminin bütün olarak hakkı olmayan yere tecavüz suçunu oluştrduğu anlaşıldığından hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Akçakoca Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2023 tarihinde karar verildi.