YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5200
KARAR NO : 2022/3543
KARAR TARİHİ : 01.03.2022
İhbarname No : KYB – 2021/12568
Banka ve kredi kartlarını kötüye kullanmak suçundan sanık …’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 245/3 (3 kez), 43 (2 kez), 62 (3 kez) ve 52/2. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis, 5.000,00 Türk lirası adli para, 4 yıl 2 ay hapis, 2.500,00 Türk lirası adli para, 3 yıl 4 ay hapis ve 2.000,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hükmolunan cezaların aynı Kanun’un 58/6-7-8. maddeleri gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanığın anılan Kanun’un 53/1-c maddesinde düzenlenen haklardan koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına dair İstanbul 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/06/2012 tarihli ve 2010/4 Esas, 2012/354 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/3. maddesinde yer alan “Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, aynı maddenin 1-c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı, kendi alt soyu dışındaki kişiler bakımından vesayet ve kayyımlıkla ilgili hak yoksunluğunun ise cezanın infazının tamamlanmasına kadar devam edeceği gözetilmeden, 53/1-c maddesindeki hakların tamamından koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesinde,
2-Sanık hakkında hükmolunan cezaların aynı Kanun’un 58/6-7-8. maddeleri gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106. ve 108. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, adlî para cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine imkân sağlayan bir düzenleme bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 14.01.2021 gün ve 14617 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.02.2021 gün ve KYB/2021-12568 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 14/04/2015 tarihli 2013/12-529 Esas, 2015/106 Karar ve 05.05.2015 tarihli 2014/4-709 Esas, 2015/139 Karar sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, kanun yararına bozma kanun yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin hükme etkili olması ve ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir .
İncelen dosyada kanun yararına bozma talebine konu edilen hususların infaz aşamasında gözetilmesi mümkün olduğu, kaldı ki sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken mahkemece ”cezaların” denmeyip ”cezanın” ibaresine yer verilerek tekerrür hükmünün sadece hapis cezalarına uygulandığı anlaşılmakla; Adalet Bakanlığı’nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği, açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın Adalet Bakanlığı’na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.03.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.