Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/5865 E. 2023/306 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5865
KARAR NO : 2023/306
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığının 10.10.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 154 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Iğdır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 154 üncü maddesinin birinci fıkrası 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları

uyarınca hapisten çevrili 3.000,00 TL ve doğrudan verilen 80,00 TL Adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi suça konu samanlık ve ağılın satın almış olduğu değirmenin sınırları içinde olup ihtiyacı olmadığından hiçbir zaman kullanmadığına ,suç işlemediğine yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay,sanığın katılana ait arazinin 85 metrekarelik kısmını çitle çevirerek tecavüz ettiğine ilişkindir.
2. Sanıkla katılan arasında 30.03.2013 tarihli tutanak düzenlenmiş tutanak da katılan ve kardeşlerine ait suça konu taşınmazı sanığın kullandığı, içinde ağıl yapıp hayvan gübresi döktüğü tespit edilmiş, ayrıca sanık ve katılan arasında sanığın bahçeyi temiz kullanması ve işi bittikten sonra binayı yıkması konusunda mutabakat sağlandığı tutanakta belirtilmiştir.
3. Taraflar uzlaşmamıştır.
4. Soruşturma aşamasında teknik bilirkişiden rapor alınmış raporda, sanığın katılana ait 165 Ada 31 numaralı parselin içinde yaklaşık 85 metrekarelik yeri çitle çevirip hayvan ağılı yaptığı tespit edilmiştir.
5. Tapu kaydına göre, 165 Ada 31 numaralı parselde katılanın hissesi olduğu görülmüştür.
6. Mahkemece keşif yapılmış teknik bilirkişi raporunda, suça konu 165 Ada 31 numaralı parsel üzerinde sanık tarafından yapıldığı iddia edilen samanlığın 125 metrekare, ağılın 85 metrekare olarak ölçüldüğünü bildirmiştir.
7. Sanık savunmasında suça konu ambarı 2003 yılında yaptığını ,o dönemde arazide hissesi olan katılanın abisi M. G. ve ölü olan K. G.’nin izniyle yaptığını ,ambarın halen durduğunu fakat kullanmadığını beyan etmiştir.
8. Tanık olarak M.G. dinlenmiş söz konusu arsayı noter satışıyla kardeşi olan katılana devrettiklerini, sanığın bu arsaya hayvan gübresi döküp araç parkedip baraka yaptığını gördüklerini, bunları kaldırması için tutanak düzenlediklerini beyan etmiştir.

IV. GEREKÇE
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu, sanık, tanık ve katılan beyanları ve dava dosyası kapsamındaki tüm delillere göre, sanığın katılana ait 165 ada 31 numaralı parsele herhangi bir hakka dayanmadan samanlık ve ağıl yaparak tecavüz ettiği anlaşıldığından ilk derece mahkemesinin kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Iğdır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2016 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2023 tarihinde karar verildi.