Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/730 E. 2023/7230 K. 10.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/730
KARAR NO : 2023/7230
KARAR TARİHİ : 10.10.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/188 Esas, 2016/71 Karar
SUÇ : Parada sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 19.04.2012 tarihli iddianamesiyle sanığın sahte parayı bilerek kabul etme ve dolandırıcılık suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2013 tarihli kararıyla sanığın sahte parayı bilerek kabul etme suçundan 3 yıl hapis ve 5.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş; kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 26.06.2014 tarihli ilamıyla görevli mahkemenin Ağır Ceza Mahkemesi olduğu gözetilmediğinden sair yönler incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma ilamına uyularak İstanbul 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2014 tarihli kararıyla dosyanın ağır ceza mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.03.2016 tarihli kararıyla sanığın parada sahtecilik suçundan 3 yıl hapis ve 5.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, adli para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline, hak yoksunluklarının uygulanmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, suça konu sahte paraların T.C … Bankasına gönderilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; sanığın müştekilere sahte para vererek alışveriş yapmak ve sahte para bulundurmak suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
1.Sanığın hakkında lehe hükümlerin ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine dair temyiz isteği yönünden;
Oluş, tüm dosya kapsamı, müştekilerin teşhisleri ile müştekilerin ihbarı sonucunda yakalanan sanığın polis memurlarını gördüğünde sahte paraları saklamaya çalıştığına dair olay tutanağı ve T.C … Bankasının paraların sahte ve aldatma kabiliyetine haiz olduğuna dair raporu birlikte değerlendirildiğinde; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Sonuç ceza miktarı gözetildiğinde sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmamasında ve mahkemesince sanığın kişilik özellikleri, yargılama sürecindeki davranışları nazara alınarak takdiren etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
2. İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.03.2016 tarihli kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen (a-Sanığa hapis cezası yanında tayin edilen gün para cezasına esas alınan birim gün sayısının bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan adli para cezasına çevrilmesi sırasında kararda gösterilmeyen kanun madde ve fıkrasının, 5237 sayılı Kanun’un 52/2. maddesi olarak; adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında kararda gösterilmeyen kanun madde ve fıkrasının, 5237 sayılı Kanun’un 52/4. maddesi olarak yazılması gerektiği hususunun gözetilmemesi, b- Suça konu sahte paraların 5237 sayılı Kanun’un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerektiği hususunun gözetilmemesi)’nin dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.03.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği gün para cezasının adli para cezasına çevrildiği fıkradaki “takdiren 20 TL den paraya çevrilerek 5000 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA” ibaresinden önce gelmek üzere “5237 sayılı Kanun’un 52/2. maddesi gereğince” ibaresinin eklenmesi; ve adli para cezasının taksitlendirilmesine karar verilen fıkradaki “24 eşit taksitte tahsiline” ibaresinden önce gelmek üzere “5237 sayılı Kanun’un 52/4. maddesi gereğince” ibaresinin eklenmesi ve sahte paraların … Bankasına gönderilmesine karar verilen fıkradan önce gelmek üzere “Suça konu sahte paraların 5237 sayılı Kanun’un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.10.2023 tarihinde karar verildi.