Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/7771 E. 2023/10321 K. 20.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7771
KARAR NO : 2023/10321
KARAR TARİHİ : 20.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/125 E. 2016/393 K.
SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 15.01.2016 tarihli iddianamesi ile sanığın, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması talep olunmuştur.
2. Adana 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 17.05.2016 tarihli, 2016/125 E. 2016/393 Karar sayılı kararı ile sanığın, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan, 10 ay hapis ve 20 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri
Atılı suçu işlememesine ve suçun yasal unsurları oluşmamasına rağmen, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın yetkilisi olduğu şirketten aranan mağdura “Kredi kartı masraflarının iade olunacağı” söylenerek kart bilgilerinin alındığı ve akabinde bu bilgiler kullanılarak 800 TL’lik harcama yapıldığı iddiasına ilişkindir.
2. Mağdura ait Vakıfbank 5578 **** **** 4573 numaralı kredi kartından, olay tarihinde … Bilişim Teknoloji isimli iş yerinden, mail order yöntemi ile, 3D şifre kullanılarak, 800 TL’lik harcama yapıldığına dair hesap özeti dökümü ve yazı cevapları dosyada mevcuttur.
3. İşlem için erişim sağlayan 85.97.139.185 numaralı IP adresinin, sanığın yetkilisi olduğu … Danışmanlı Ltd. Şti’ne ait olduğu belirlenmiştir.
4. Mağdur ile yapılan görüşmeye dair ses kaydı dosyaya sunulmuştur.
5. İşlem nedeni ile mağdura gönderilen kargo üzerindeki 0 850 *** ** 40 numaralı hattın sanık adına kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.
6. … Bilişim Teknoloji isimli iş yerinin, 18.12.2015 tarihinde işlemin iptali ve bedel iadesi için bankaya yazı yazdığı görülmüştür. Mağdur da duruşmada alınan beyanında “Zararının giderildiğini” belirtmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık müdafinin temyiz sebepleri yönünden;
1. Sübuta ilişkin;
Dosyadaki olgular ve mağdurun istikrarlı beyanları birlikte değerlendirildiğinde; olay tarihinde sanığın yetkilisi olduğu şirketten aranan mağdura “Kredi kartı masraflarının iade olunacağı” söylenerek, mağdurun, Vakıfbank 5578 **** **** 4573 numaralı kredi kart bilgileri ve telefonuna gelen şifreyi vermesinin sağlandığı, akabinde karttan, … Bilişim Teknoloji isimli iş yerinden, mail order yöntemi ile, 3D şifre kullanılarak, 800 TL’lik harcama yapıldığı, işlem için erişim sağlayan 85.97.139.185 numaralı IP adresinin, sanığın yetkilisi olduğu … Danışmanlık Ltd. Şti’ne ait olduğu, yine işlem nedeni ile mağdura gönderilen kargo üzerindeki 0 850 *** ** 40 numaralı hattın sanık adına kayıtlı olduğu sabittir.
Sanık her ne kadar savunmasında “Şirketinin arzuhalcilik hizmeti verdiğini, mağdurun kartından çekilen bedelin de danışmanlık hizmet bedeli olduğunu” beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş ise de, çağrı merkezi veya danışmanlık şirketi adı altında kurulan bir çok şirketin, şahıslar ile “Hediye kontör veya para puan kazandınız ya da kredi kart aidatı, sigorta masraf aidatı iadesi yapılacağı” gibi farklı sebeplerle iletişime geçerek, kişilerin iradelerini fesada uğratmak suretiyle kredi kart bilgilerini ve telefonlarına gelen 3D güvenlik şifrelerini edindikleri, daha sonra bu bilgiler ve şifreyi kullanarak karttan mail order yöntemi ile rıza dışı harcama yaptıkları, işlemleri genelde şifre ile yaparak ve harcama sonrası şahıslara küçük teknolojik ürünler, ASİST kart veya bir kısım belgelerin yer aldığı kargolar göndererek, yapılan işlemi yasal bir hizmet paket satışı şeklinde gösterdikleri, oysa ki mağdurların kart bilgileri ile şifrelerin ele geçiriliş biçimi hileye dayandığından gerçek anlamda verilen bir rızadan bahsedilemeyeceği, nitekim UYAP entegrasyon ekranından, sanığın benzer eylemleri nedeni ile açılmış derdest ve kesinleşmiş dava dosyaları incelendiğinde, sanığın yetkilisi olduğu şirketin de bu şekilde faaliyet sürdürdüğü, bu bağlamda sanığın eyleminin sabit olduğu anlaşılmakla, mahkemenin sübuta ilişkin kabulünde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

B.Tebliğname yönünden;
Sanığın, mağdura ait kredi kartını alarak zilyetliğine geçirmeksizin, maddi değeri olmayan kredi kartı bilgilerini telefon vasıtası ile öğrenme şeklindeki eyleminin, banka veya kredi kartı bilgilerinin kişisel veri niteliğinde olması nedeni ile Türk Ceza Kanunu’nun 136 ncı maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı, ancak somut olaydaki gibi, bu bilgilerin kullanılarak haksız yarar sağlanması durumunda ise geçitli suç özelliğinden dolayı sadece Türk Ceza Kanunu’nun 245 inci maddesinin birinci fıkrası maddesinde yazılı suçun oluşacağı anlaşılmakla, tebliğnamede belirtilen bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Ayrıca, zararın sanığın yetkilisi olduğu şirket değil, suça konu kart ile harcama yapılan şirket tarafından giderilmiş olması durumunda da, şirketler arasında bağlantı olup olmadığı araştırılmaksızın sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması hukuka aykırı ise de; aleyhe temyiz bulunmadığından, bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir.
C. Diğer Yönlerden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın eleştirilen neden dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri reddedilmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Adana 7.Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 17.05.2016 tarihli, 2016/125 E. 2016/393 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz talebinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi.