YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7814
KARAR NO : 2023/7604
KARAR TARİHİ : 18.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/85 E. 2016/383 K.
SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 14.01.2016 tarihli iddianamesi ile sanığın, zincirleme şekilde başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması talep olunmuştur.
2. Ankara Batı 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli, 2016/85 Esas, 2016/383 Karar sayılı kararı ile sanığın zincirleme şekilde başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan, 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri
1.Atılı suçu işlememiş olmasına rağmen mahkumiyetine karar verilmesinin,
2.Aksi kanaat halinde ise hakkında lehe olan hükümlerin uygulanmamasının,
Hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay, sanığın adına kayıtlı 0212 *** ** 47 numaralı hattan aranan katılana “Önceden sigorta hizmeti müracaatında bulunduğu ancak yararlanmadığı için iptal edilip hizmet bedelinin kendisine iade edileceği” söylenerek kart bilgilerinin ve telefonuna gelen şifrenin alındığı ve akabinde kartından, farklı tarihlerde harcama yapıldığı iddiasına ilişkindir.
2.Katılana ait İş Bankası 5520 *** **** 0104 numaralı kredi kartı ile, mail order yöntemi ile 3D şifresi kullanılarak, … isimli siteden 898,99 TL harcama yapıldığına, ertesi gün de … Elektronik isimli işyerinden 1.095 TL’lik harcama yapıldığına dair hesap özeti dökümü ve yazı cevapları dosyada mevcuttur.
3.Alışveriş yapılırken erişim sağlayan 95.*.*.5 numaralı IP’nin sanık adına kayıtlı olduğu belirlenmiştir.
4.Sanık savunmasında “Katılanı arayan 0212 997 07 ** numaralı hattın, yetkilisi olduğu şirket tarafından kullanıldığını” beyan etmiştir.
5.Katılan beyanında “Zararının karşılanmadığını” belirtmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
1.Sübuta İlişkin
Dosyadaki olgular itibari ile; sanığın yetkilisi olduğu şirket tarafından kullanılan 0212 997 ** ** numaralı hattan aranan katılana “Önceden sigorta hizmeti müracaatında bulunduğu ancak yararlanmadığı için iptal edilip hizmet bedelinin kendisine iade edileceği” söylenerek kart bilgilerinin istenildiği, bunun üzerine katılanın kartına iade yapılacağı düşüncesi ile İş Bankası 5520 **** **** 0104 numaralı kredi kart bilgileri ve telefonuna gelen şifreyi verdiği, akabinde kartından, 15.09.2014 tarihinde mail order yöntemi ile 3D şifresi kullanılarak, … isimli siteden 898,99 TL, ertesi gün de … Elektronik isimli işyerinden 1.095 TL’lik harcama yapıldığı, her iki işlem için de erişim sağlayan IP numarasının sanık adına olduğu sabittir.
Sanık her ne kadar “Şirket yetkilisi olduğunu, ancak şirketi Levent Karakuvat’ın işlettiğini, kendisinin sadece resmiyette yetkili olduğunu, evrak işlerine baktığını, bunun dışında nasıl iş yapıldığını bilmediğini ” beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş ise de, çağrı merkezi adı altında kurulan bir çok şirketin, şahıslar ile “Hediye kontör veya para puan kazandınız ya da kredi kart aidatı, sigorta masraf aidatı iadesi yapılacağı” gibi farklı sebeplerle iletişime geçerek, kişilerin iradelerini fesada uğratmak suretiyle kredi kart bilgilerini ve telefonlarına gelen 3D güvenlik şifrelerini edindikleri, daha sonra bu bilgiler ve şifreyi kullanarak karttan mail order yöntemi ile rıza dışı harcama yaptıkları, işlemleri genelde şifre ile yaparak ve harcama sonrası şahıslara küçük teknolojik ürünler, ASİST kart veya bir kısım belgelerin yer aldığı kargolar göndererek, yapılan işlemi yasal bir hizmet paket satışı şeklinde gösterdikleri, oysa ki mağdurlardan bilgilerin ve şifrelerin ele geçiriliş biçimi hileye dayandığından gerçek anlamda verilen bir rızadan bahsedilemeyeceği, nitekim UYAP entegrasyon ekranından, sanığın benzer eylemleri nedeni ile açılmış derdest ve kesinleşmiş dava dosyaları incelendiğinde, sanığın yetkilisi olduğu şirketinde bu şekilde faaliyet sürdürdüğü, keza ticari hayatın olağan koşulları içinde, bir ticari işletme yetkilisi olarak görünen ve bu nedenle basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü olan sanığın, adına kurulan ve bizzat çalıştığı işletmenin ne şekilde faaliyetlerde bulunduğunu bilmemesinin mümkün olamayacağı, bu bağlamda sanığın eyleminin sabit olduğu, yine aramanın sanığın şirketinde çalışan ve onun emir ve talimatları doğrultusunda hareket ettiği kuşkusuz olan bir personel tarafından gerçekleştirilmesinin de sanığın cezai sorumluluğu açısından önem arz etmediği anlaşılmakla, mahkemenin sübuta ve suçun vasfına ilişkin kabulünde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Lehe Hükümlerin Uygulanmasına İlişkin
Katılanın zararını gidermemiş olan sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulamamasına yönelen mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmediği gibi, hükmolunan ceza miktarları itibariyle yasal şartları oluşmadığından, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hapis cezasının ertelenmesi kurumlarından yararlandırılmamasında da hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.Diğer Yönlerden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği ve hükümde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri reddedilmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Ankara Batı 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli, 2016/85 Esas, 2016/383 Karar sayılı sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz talebinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.10.2023 tarihinde karar verildi.