YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9455
KARAR NO : 2023/10482
KARAR TARİHİ : 25.12.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/137 E., 2016/163 K.
SUÇ : Parada sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 19.03.2012 tarihli iddianamesiyle, sanık hakkında parada sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.07.2012 tarihli kararıyla, sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 1 yıl 8 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
3. Sanık hakkında, beş yıllık denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle, açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanarak, Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.05.2016 tarihli kararıyla parada sahtecilik suçundan 1 yıl 8 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; eksik incelemeyle karar verildiğine, sanığın üzerine atılı suçu işleme kastı bulunmadığına, delil yetersizliğine, suçun kanuni unsurlarının oluşmadığına, üzerine atılı suçu işlemediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, temyiz dışı sanık …’un, sanık …’ten temin ettiği, sahte olarak üretilmiş paralar ile mağdurlara ait işyerlerinden alışveriş yaptıktan sonra yakalandığında, sanık …’in içinde bulunduğu araçta yapılan aramada dahil olmak üzere toplam 1.700,00 TL değerindeki sahte paranın ele geçirildiği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanığın beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulacağı belirtilmiş olup, bu denetim süresi hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun olarak kesinleşmesi üzerine başlayacaktır. İncelemeye konu dosyada sanık hakkında 17.07.2012 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, sanığın yokluğunda verilen karar tebliğ edilmeden, 26.07.2012 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmıştır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar, usulüne uygun olarak kesinleştirilmediğinden, sanığın denetim süresinin başlamadığı hususu gözetilmeyerek yazılı şekilde hükmün açıklanmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Kabul ve uygulamaya göre de;
2. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra hükmün açıklanmasını gerektiren koşulların oluşup oluşmadığının tespiti bakımından sanığın adına çıkartılan ve “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, duruşma açılmasını müteakip, gelmediği takdirde duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına” ilişkin ihtarı içeren meşruhatlı davetiyenin öncelikle sanığın bildirdiği son adresine usulünce tebliğ edilmesi ve duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın bildirdiği son adresten başka bir adrese “CMK 195. Maddeye göre tebliğe rağmen yapılacak duruşmaya gelmediğiniz takdirde yokluğunuzda karar verileceği tebliğ ve ihtar olunur.” şerhi düşülerek usulüne uygun olmayan şekilde yapılan tebligat sonucu sanığın yokluğunda yargılama yapılarak hükmün açıklanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, başkaca yönleri incelenmeyen hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde karar verildi.