Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/9552 E. 2023/9837 K. 12.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9552
KARAR NO : 2023/9837
KARAR TARİHİ : 12.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/373 E., 2016/317 K.
SUÇLAR : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usûl hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Beyşehir Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.10.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2. Beyşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafinin temyiz isteği;
1. Yeterli araştırma yapılmadan, eksik inceleme ile karar verildiğine,
2. Savunma hakkının kısıtlandığına,
3. Sanığın yapmış olduğu ticari işlemlere ilişkin gerekli araştırmanın yapılmadığına,
4. Somut delil bulunmadığına,
5. Şüpheden sanığın yararlanacağına,
Ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.
B. Sanık … müdafinin temyiz isteği
Somut bir nedene dayanmamaktadır.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; olay günü mağdurun, sanık …’ın yetkilisi olduğu … Teknoloji isimli firma tarafından arandığı, görüşmeyi gerçekleştiren şahsın dosya masraflarını geri alacaklarını söyleyip, mağdura ait kredi kartı bilgilerini ele geçirdiği, ardından söz konusu kredi kartından sanık …’ın sahibi olduğu firma tarafından 179,00 TL çekim yapılmak suretiyle atılı suçun işlendiği iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
1. Oluşa ve dosya kapsamına göre, dosyadaki olgular itibarıyla sanık …’ın yetkilisi olduğu … Teknoloji isimli iş yerinde kullanılan 0532 *** 07 08 numaralı hattan ve kayıt bilgilerine ulaşılamayan 0444 .. 51 numaralı hattan aranan mağdura dosya masraflarının geri alınacağı söylenerek, mağdurdan kredi kartı bilgileri alındıktan sonra, kendisine gelen şifrenin iletilmesi istendiği, akabinde kredi kartından 179,00 TL’nin sanık …’ın sahibi olduğu … Elektronik isimli firma tarafından çekildiği ve işlem sırasında kullanılan İP’nin sanık … adına kayıtlı olduğu sabittir.
Sanıklar her ne kadar atılı suçlamayı kabul etmemişler ise de, çağrı merkezi, elektronik, danışmanlık şirketi adı altında kurulan bir çok şirketin, şahıslar ile “Hediye kontör veya para puan kazandınız ya da kredi kart aidatı, sigorta masraf aidatı iadesi yapılacağı,, dosya masraflarının iade edileceği, asistanlık hizmetinin sonlandırılacağı v.b.” gibi farklı sebeplerle iletişime geçerek, kişilerin iradelerini fesada uğratmak suretiyle kredi kart bilgilerini ve telefonlarına gelen 3D güvenlik şifrelerini edindikleri, daha sonra bu bilgiler ve şifreyi kullanarak karttan rıza dışı harcama yaptıkları, işlemleri genelde şifre ile yaparak ve harcama sonrası şahıslara küçük teknolojik ürünler, check-up sözleşmesi veya bir kısım belgelerin yer aldığı kargolar göndererek, yapılan işlemi yasal bir hizmet paket satışı şeklinde gösterdikleri, oysa ki mağdurlardan bilgilerin ve şifrelerin ele geçiriliş biçimi hileye dayandığından gerçek anlamda verilen bir rızadan bahsedilemeyeceği, bu bağlamda şirket yetkilisi sanık …’ın bu durumu bilerek hareket ettiği ve eyleminin sabit olduğu, ayrıca hileli hareketlerle ele geçirilen kart bilgileri sanık … tarafından kullanılarak, sahibi olduğu firma tarafından çekim yapıldığı anlaşılmakla, sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin kararda isabetsizlik görülmemiş, Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmediği gibi sanık … müdafinin bu yöndeki temyiz itirazları da reddedilmiştir.
2. Sanıklar hakkında hapis cezaları ile birlikte belirlenen 5 tam günlük adli para cezalarının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, bir gün karşılığı olarak aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca belirlenen miktar ile çarpılması suretiyle ödenecek miktarın belirlenmesi ve üçüncü fıkrası uyarınca adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarın ayrı ayrı gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı ise de, Mahkemece cezanın kişiselleştirilmesi sırasında gösterilen gerekçe ve sanıkların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların, düzeltilen kısım dışında, doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … müdafiinin diğer temyiz itirazları ve sanık … müdafinin somut bir nedene dayanmayan temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle Beyşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli kararında sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği sanıklar hakkında kurulan hükümlerdeki 3. fıkralardan sonra gelmek üzere ”Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının, sanığın sosyal ve ekonomik durumu ile suçun işlenmesindeki özelliklere göre 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 gün karşılığı adli para cezasının 20,00 TL olarak takdiri ile aynı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 tam gün sayısının 20,00 TL ile çarpılması suretiyle bulunan 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında tayin olunan adli para cezasının miktarı dikkate alınarak taksitlendirme yapılmasına yer olmadığına,” şeklinde ayrı bir fıkra olarak eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2023 tarihinde karar verildi.