Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/9839 E. 2023/10246 K. 19.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9839
KARAR NO : 2023/10246
KARAR TARİHİ : 19.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/60 E., 2016/639 K.
SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Nizip Cumhuriyet Başsavcılığının 08.02.2013 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
2. Nizip 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebebi; eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna ve saire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; Nizip İlçesinde faaliyet gösteren … İletişim isimli iş yerinin sahibi olan sanığa, nakit para ihtiyacını karşılamak için kredi kartını bırakan müştekinin kredi kartı ile bilgisi ve rızası dışında sanığın 6,750,00 TL alışveriş işlemi yaparak yarar sağladığı iddiasına ilişkindir.
2. Müştekiye ait kredi kartı ile 17.11.2012 tarihinde … Elektronik San. Tic. A.Ş isimli işyerinden 6.000,00 ve 750,00 TL’lik olmak üzere toplam 6.750,00 TL’lik alışveriş işlemi yapıldığı belirlenmiştir.
3. Gelir İdaresi Başkanlığının 06.11.2013 tarihli cevabi yazısında; … İletişim isimli işyerinin Mehmet Savar adlı şahıs adına faaliyet gösterdiği, ancak anılan işin 30.11.2012 tarihinde terk edildiği bildirilmiştir.
4. 25.07.2013 tarihli tutanak içeriğinde; … İletişim isimli işyerini suç tarihinde sanık tarafından işletildiği belirlenmiştir.
5. Sanık savunmasında, ”… iletişim isimli iş yeri bir başkasına ait olduğunu biliyorum, 4-5 yıl önce öyle bir dükkan var, benimle alakası yoktur, bu iş yerinin sahiplerini de tanımam, ben de zaten Gaziantep Nizipte 25 yıllık esnafım beni herkes tanır, ben de … iletişim esnaf olduğum için duymuştum, manifaturacılık yapardım, iletişim üzerine herhangi bir iş yerim olmadı, bugüne kadar hiç bir bankadan da post cihazı almadım, bahsi geçen post cihazım benim olamaz, ” şeklinde beyanda bulunmuştur.
6. Müşteki beyanında, ” … isimli arkadaşım bana konuşmamız sırasında … iletişim isimli iş yerinde kampanya olduğunu, 5.000 TL karşılığında 175 TL komisyon aldığını söyledi. Benim de o sırada nakit paraya ihtiyacım olduğu için birlikte sanığın iş yerine gittik. Axess kredi kartından nakit para çekmek istediğimi söyledim. Sanık benden kartımı aldı. Post makinesinin saat 15:30 sırasında geleceğini söyledi. Ben de kredi kartımı bırakarak ayrıldım. Ayni gün işlerim olduğu için öğleden sonra gidemedim. Ertesi günde pazar günü olduğu için iş yeri kapalı olacağından dolayı gitmedim. Pazartesi kartımı almak için gittiğimde, iş yerinde bulunan çalışanlar …’ın iş yerinde olmadığını, dışarıya gittiğini söylediler. Bana kartımı verdiler. Kredi kartımı kontrol ettiğimde 6.750 TL paranın çekilmiş olduğunu fark ettim. sanıktan şikayetçiyim,” şeklinde anlatımda bulunmuştur.
7. Müştekiye, sanık …’a ait olan fotoğraflar gösterilerek … İletişim adlı iş yerini işleten ve kredi kartını teslim ettiği şahsın fotoğraftaki şahıs olup olmadığı sorulduğunda: ” olay günü söz konusu … iletişim adlı iş yerini işleten ve benim kredi kartımı teslim ettiğim şahıs fotoğrafta gösterilen şahıstır. ” şeklinde açıklamada bulunarak sanığı teşhis etmiştir.
8. Tanık B.K. beyanında, ”sanığı önceden tanırım. … iletişim isimli iş yerini işletmekte idi. Müştekiyi de önceden tanırım. 2012 yılının 10. Ayında 15 bin TL civarında bir nakit paraya ihtiyacım oldu. Ben nakit ihtiyacımı karşılamak için traktörümü satacaktım. Müştekinin yanına gittiğimde aramızda geçen konuşma sırasında sanığın iş yerinde kampanya olduğunu, kredi kartında komisyon karşılığında nakit para verdiğini müştekiye de söylemiştim. Hatta müştekiden kredi kartını da istemiştim. Ancak müşteki kendi ihtiyacı olduğunu söyleyerek bana kartını vermemişti. ben ertesi gün kendime ait kredi kartlarını sanığın iş yerine bırakmıştım. Ben iş yerinden çıkarken müşteki de sanığın iş yerine girdi. Müştekide kartını bırakmış. Ben sanık ile görüştüğümde akşam gelip paramı vereceğini söylemişti. Olayın olduğu gün cuma günü idi. Kendisi ile görüştüğümde işlerini yetiştiremediğini parayı pazartesi vereceğini söyledi. Araya cumartesi pazar girdiği için ben de durumdan şüphelenmedim. Pazartesi olduğunda sanığın iş yerine gittiğimde iş yerinin kapalı olduğunu, sanığında kredi kartlarından 15.000 TL çekerek kaçtığını anladım. Sanık hakkında şikayetçi olmuştum. sanığın aynı zamanda müştekinin de kredi kartından para çektiğini müştekiden öğrendim. ” şeklinde açıklamada bulunmuştur.
9. Tanık B.K. önceki beyanına ilişkin açıklamasında; ” önceki beyanımda 2012 yılının 10. Ayı olarak belirtmiş isem de tarihi yanlış söylemiş veya yanlış yazılmış olabilir, … ile kartlarımızı bırakmamazın arasında sadece bir gün vardı, ben kendisinden bir ay önce kredi kartından nakit çekirtemedim, ” şeklinde anlatımda bulunmuştur.
10. Tanık B.K’ye sanık …’a ait olan fotoğraflar gösterilerek … İletişim adlı iş yerinin fotoğraftaki şahıs tarafından işletilip işletilmediği sorulduğunda; ”… iletişim adlı iş yerini işleten şahıs fotoğrafta gösterilen kişidir. Eminim. Çünkü söz konusu şahsa ben de daha önceden kredi kartımı bırakmıştım. Beni de dolandırdı. Şahsı çok iyi tanıyorum. Ayrıca nizip’te daha bir çok esnafı söz konusu şahıs dolandırdı. Bu şahsı herkes çok iyi tanır. ” şeklinde anlatımda bulunarak sanığı teşhis etmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında tayin olunan hapis cezasının kanuni sonucu olarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hak yoksunluklarına karar verilmemiş ise de; bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Müştekinin aşamalardaki beyanları, tanık beyanı, müşteki ve tanığın sanığı teşhisi, banka cevabi yazıları, 25.07.2013 tarihli tutanak içeriği, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın, müştekiye ait kredi kartını müştekinin bilgisi ve rızası dışında alarak nakit çekim işlemi yapmak suretiyle yarar sağladığı anlaşılması karşısında; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna ilişkin ve yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin de reddine karar verilmiş ve hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Nizip 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.