Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/9935 E. 2022/375 K. 12.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9935
KARAR NO : 2022/375
KARAR TARİHİ : 12.01.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Gereği görüşülüp düşünüldü:
Temel hapis cezası üst sınırdan tayin edildiği halde, aynı gerekçelerle adli para cezasına esas birim gün sayısının alt sınırdan belirlenmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi aleyhe temyiz olmadığından ve hükmün gerekçesinde sanık hakkında TCK.nın 225. maddesi uyarınca hüküm kurulduğu belirtilirken hüküm kısmında TCK.nın 228. maddesi uyarınca ceza tayin edilmek suretiyle hükümde çelişkiye neden olunmuşsa da mahkeme gerekçesi ve dosya kapsamına göre mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmekle bozma nedeni yapılmamıştır.
Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin “01.01.2020 tarihi itibariyle… hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda …. Basit yargılama usulü uygulanmaz” bölümündeki “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38. maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7/1. maddesinde de aynı güvencelere yer verilerek “lehe kanunun uygulanması ilkesi” benimsenmiştir.
Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yagılama usulünün “hükme bağlanmış dosyalarda” uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı CMK.nın geçici 5. maddesinin (d) bendindeki “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren CMK.nın 251/3. maddesinin uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Kabule ve uygulamaya göre;
1- Dosya kapsamı, mahkemenin kabulü ve suçun işleniş şekline göre, sanık hakkında hüküm kurulurken TCK.nın 61. maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılmasında, 5237 sayılı TCK.nın 3. maddesinde yer alan “suç işleyen kişi hakkında fiilin ağırlığıyla orantılı cezaya hükmolunur” şeklindeki orantılılık ilkesi ile hak ve nesafet kuralları gözetilmeden, yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle en üst sınırdan cezaya hükmedilmesi,
2-Suçta kullanılan eşyaların müsaderesi hususunda bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 34. maddesine göre, adli emanete alınan 4.010,00-TL parayla ilgili karar verme yetkisinin mülki amirliğe ait olduğu gözetilmeksizin, yasal olmayan gerekçeyle müsaderesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 12.01.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.