Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/1901 E. 2023/2132 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1901
KARAR NO : 2023/2132
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığının 16.09.2014 tarihli iddianamesi ile sanığın hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2. Aliağa 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.04.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

3. Aliağa 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.04.2015 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8.Ceza Dairesinin 04.04.2021 tarihli ve 2019/28134 Esas, 2021/6959 Karar sayılı kararı ile ”….Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin ‘…01.01.2020 tarihi itibariyle hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda basit yargılama usulü uygulanmaz…’ bölümündeki hükme bağlanmış ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptal kararı gözetilerek basit yargılama usulü yönünden mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu….” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Aliağa 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında basit yargılama usûlünün uygulanmasına karar verilmekle hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
5. Aliağa 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2021 tarihli kararına sanık tarafından itiraz edilmesi üzerine Mahkemece 28.01.2022 tarihli kararıyla sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, basit yargılama usulüne yanlışlıkla itiraz ettiğine, cezanın para cezasına çevrilmesine ya da beraatine karar verilmesi gerektiğine yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, hükümlü …’ın kurum doktoruna muayenesi yaptırılması için götürülmek istendiği sırada bulunamaması üzerine, kampüs çevresinde yapılan aramalarda ve anonslarda hükümlünün bulunamaması nedeniyle firar ettiği iddiasına ilişkindir.
2. 31.07.2014 tarihli tutanakta, sanığın doktor muayene sevki için çağrıldığında bulunamaması nedeniyle, saat 14.30 da sayım yapıldığı ve sayım sonucunda olmadığının tespit edilmesi üzerine cezaevi çevresinde yapılan aramalara ve tüm anonslara rağmen bulunamadığının belirtildiği tespit edilmiştir.
3. Dava dosyası içerisinde yer alan 05.08.2014 tarihli kolluk fezlekesi içeriğine göre, firari olan sanığın eşini bıçakla rehin aldığı ve ikna yöntemi sonucu mağdureyi serbest bırakıp kendisinin de teslim olduğunun belirtildiği tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın bulunduğu açık ceza infaz kurumunda yapılan sayımda bulunmadığına dair tutanak, sanığın firar ettiğini ikrar ettiğine dair ikrarı ve tüm dava dosyasındaki deliller birlikte değerlendirilerek; sanığın mahkumiyetine dair kararda bir isabetsizlik bulunmadığı, anlaşıldığından sanığın basit yargılama usulüne yanlışlıkla itiraz ettiğine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Mahkemece seçenek yaptırıma çevirme kurumunun sanık aleyhine olarak uygulanmamasına ilişkin gerekçede bir isabetsizlik bulunmamakla sanığın bu hususa dair temyiz nedeni yerinde görülmeyerek kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Aliağa 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2022 tarihli kararında sanık tarafından ileri sürülen temyiz itirazı ile dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz itirazının reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2023 tarihinde karar verildi.