Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/2286 E. 2023/1463 K. 20.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2286
KARAR NO : 2023/1463
KARAR TARİHİ : 20.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/739 E., 2020/483 K.
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5275 sayılı Kanun’un 97 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’ nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
2. … Sulh Ceza Mahkemesinin, 15.05.2013 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5275 sayılı Kanun’un 97 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun 292 nci maddesi, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

3. … Sulh Ceza Mahkemesinin, 15.05.2013 tarihli kararının Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 27.03.2014 tarihli ve 2014/1590 Esas, 2014/3583 Karar sayılı kararı ile “…CMK’nın 191. maddesi uyarınca sanığın sorgusu yapılmadan hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. … 3. Ceza Mahkemesinin, 02.12.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 … maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, tekerrür hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, yerel mahkemede savunma yapmak istediğine yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın hükümlü olarak bulunduğu … Açık Ceza İnfaz Kurumundan izinli olarak ayrıldıktan sonra dönmesi gereken tarihte dönmemesi nedeniyle firar ettiği iddiasına ilişkindir.
2. Dosya içerisinde yer … 12.10.2014, 13.10.2014 ve 14.10.2014 tarihli tutanak içeriklerine göre, yapılan sayımlarda sanığın ceza evinde bulunmadığının bildirildiği tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, Ceza Genel Kurulu’nun 03.04.2018 tarih ve 2017/853 Esas, 2018/135 Karar sayılı ilamı ve 09.02.2016 tarih ve 2014/71 Esas, 2016/42 Karar sayılı ilamı da gözetilerek, bozma öncesi verilen ve Cumhuriyet savcısı tarafından sanık lehine temyiz edilen 15.05.2013 tarihli kararı ile hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrildiği ve aleyhe temyiz olmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanık lehine kazanılmış hak oluşturduğu görülmekle, son hükümde verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Uygulamaya göre de, hüküm fıkrasında sevk maddesinde 5275 sayılı Kanun’un 97 nci maddesinin birinci fıkrasının gösterilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.12.2020 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (B) numaralı paragrafının birinci bendine “eylemine uyan” ibaresinden sonra gelmek üzere “5275 sayılı Kanun’un 97 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle” ibaresinin eklenmesi suretiyle ve (B) numaralı paragrafın birinci bendinden sonra gelmek üzere” sanığa verilen hapis cezasının 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesi uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek 3.000,00 TL adli para cezası üzerinden infazına” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2023 tarihinde karar verildi.