YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2744
KARAR NO : 2022/17162
KARAR TARİHİ : 21.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz
HÜKÜM : Beraat
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.06.2022 gün ve 8-2019/102848 sayılı itirazının, hakkı olmayan yere tecavüz suçundan katılan …’nın temyiz talebinin reddi ve temyizin kapsamına göre 1412 sayılı CMUK.nın 326/son maddesinin uygulama koşullarının bulunmadığına yönelik olduğu görülerek, 6325 sayılı Kanunun 99. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nın 308/3. madde ve fıkrası gereğince kabulüyle, Dairemizin 02.06.2022 gün ve …Karar sayılı kararı kaldırılarak yeniden yapılan incelemede;
1) Katılanlar …, … ve Şikayetçi Maliye Hazinesi vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
16.01.2015 tarihli iddianamedeki anlatıma göre sanığın eyleminin katılan … ile katılan …’ün parsellerine yönelik tecavüz davası niteliğinde olduğu mahallinde yapılan keşifte alınan bilirkişi raporuna göre ise sanığın katılanlara ait parseller dışında kalan su arkı ve çay yatağından kum çıkarmak şeklinde eylemlerininde bulunduğunun belirtildiği ancak yukarıda açıklandığı üzere bu eylem nedeniyle iddianame anlatımında bir davanın açılmadığı tespit edilerek yapılan değerlendirmede;
a) Dosyada alınan bilirkişi raporundaki tespitlerin yetersiz olması nedeniyle katılanlara ait suça konu 191, 192, 194, 202 ve 203 nolu parseller üzerinde mahkemece yeniden teknik ve mahalli bilirkişiler eşliğinde keşif icra edilerek katılan … ve …’ün taşınmazlarına yönelik tecavüz, işgal veya kum çakıl alma, eylemlerinin bulunup bulunmadığının tespiti, sanığın eylemlerinin katılanların taşınmazlarını kullanmalarına engel olup olmadığı, eylemlerin dava açıldığı tarih itibariyle devam edip etmediği, katılanların veya murislerinin sanığın bu eylemlerine izin
verip vermedikleri hususları araştırılıp yerel bilirkişi ve tanıklardan da sorularak kesin biçimde saptanıp sanığın kum çıkarmak şeklindeki eyleminin hırsızlık suçunu oluşturup oluşturmayacağı hususu da tartışılıp sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
b) Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5841 sayılı Kanunun 1. maddesiyle değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 154/1. maddesi uyarınca sanık hakkındaki suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 73. maddesi gereğince şikayete bağlı hale getirilmesi karşısında, katılan … yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 253, ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma girişiminde bulunulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
c) Dosya kapsamında alınan 11.05.2015 tarihli teknik bilirkişi raporunda mavi renk ile bayalı olan kısımların çay yatağı ve su arkı olduğunun belirlenmesi karşısında; duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen şikayetçi Maliye Hazinesi’nin gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği nazara alınarak, şikayetçi Kurumun 5271 sayılı CMK.nın 260/1. maddesi uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede de;
Oluşa ve dosya kapsamına göre sanığın suça konu taşınmazlardan, su arkı ve çay yatağından kum çıkarmak şeklindeki eyleminden dolayı İddianame ile açılmış bir dava bulunmadığı gözetilerek bu eylemden dolayı ihbarda bulunularak dava açılması halinde de dosyanın bu dava dosyasıyla birleştirilerek sonucuna göre hazine yönünden de bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve incelemeyle karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılanlar …, … ve şikayetçi Maliye Hazinesi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 21.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.