Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/3834 E. 2023/7474 K. 12.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3834
KARAR NO : 2023/7474
KARAR TARİHİ : 12.10.2023

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/120 E., 2022/313 K.
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 30.10.2014 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen çocuğun, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2.Erzurum Çocuk Mahkemesinin 24.02.2015 tarihli kararı ile, suça sürüklenen çocuğun, evi terkeden çocuğu, ailesini veya yetkili makamları haberdar etmeksizin yanında tutma suçundan verilen 1 ay 15 gün hapis cezasına dair hükmün, açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Suça sürüklenen çocuğun, denetim süresi içerisinde kasten yeni suç işlemesi nedeniyle, Erzurum Çocuk Mahkemesinin 26.02.2016 tarihli kararı ile hüküm, 900,00 TL adli para cezasına çevrilerek açıklanmıştır.
3.İlgili kararın suça sürüklenen çocuk müdafisi tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 24.01.2022 tarihli kararı ile, suç vasfı yönünden bozulmasına karar verilmiştir.

4.Bozmaya uyularak; Erzurum Çocuk Mahkemesinin 13.06.2022 tarihli kararı ile, suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 900,00 TL adli para cezası sınırlandırılarak cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz isteği, cezanın teşdiden verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Suça sürüklenen çocuk müdafisinin temyiz isteği, suçun sabit olmadığına, kastın ve ve cinsel amacın bulunmadığına ilişkindir.

III. OLAYLAR VE OLGULAR
1.Dava konusu olay, suça sürüklenen çocuğun, daha önceden aynı okulda öğrenci olmaları nedeniyle arkadaş olan katılanı rızası ile, okul sonrası kendi evine götürmesi ve geceyi bir barakada birlikte geçirmeleri nedeniyle hürriyetinden yoksun kıldığı iddiasına ilişkindir.
2.Katılan çocuğun emniyet görevlileri tarafından teslim alındığına dair 02.10.2014 tarihli tutanak dosyada mevcuttur.
3.Tanık …, suça sürüklenen çocuk ile katılan …’yı parkta gördüğünü, katılanın suça sürüklenen çocuğun elini tutmakta olduğunu, suça sürüklenen çocuğun da katılanın boynuna elini atmış olduğunu, suça sürüklenen çocuğun, kendisine, katılanın anne ve babasının kavga etmesi nedeniyle ağlıyor olduğunu söylediğini, katılanı alıp annesine götürdüğünü beyan etmiştir.
4.02.10.2014 tarihli doktor raporunda, katılan …’da herhangi bir darp-cebir izi tarifi yoktur.
5.Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 14.10.2014 tarihli raporunda, suça sürüklenen çocuğun atılı eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu eylemle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olduğu bildirilmiştir.
6.Suça sürüklenen çocuk savunmasında, cinsel amaç olmaksızın, rıza ile geceyi katılan çocuk ile birlikte geçirdiklerini ifade etmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Katılan çocuk, kayden 07.07.2001 doğumlu olup, suç tarihinde 14 yaşını doldurmamıştır.
2.Suça sürüklenen çocuk ise kayden 06.06.2000 doğumlu olup, suç tarihinde 15 yaşını doldurmamıştır.
3.Katılan ifadelerinde, erkek arkadaşı olan suça sürüklenen çocuğun, kendisini alıp önce kendi evlerine, sonrasında bir barakaya götürüp geceyi orada geçirdiklerini, suça sürüklenen çocuğun kendisine cinsel ilişki teklif ettiğini, reddedince ısrar etmediğini, kendisini ailesine götürmek üzere iken, babasının arkadaşının oğlu tarafından görülerek emniyete teslim ettiğini beyan etmiştir. Kovuşturma aşamasında, suça sürüklen çocuğun kolundan tutup gitmesine engel olduğunu beyan etmiş ise de, katılanın babasının ifadesi, suça sürüklenen çocuk anlatımı, tanık ifadesi ile olayın hemen akabindeki ifadesinin oluşa uygun olması nedeniyle, cebir kullanıldığına dair sonraki ifadesi kabul görmemiştir.
4.Katılanın babası …’in kolluğa kayıp bildirimi, çocukların emniyete tesliminden bir gün öncedir.
5.Olaylar ve olgular bölümündeki tespitler, katılan ve suça sürüklenen çocuk anlatımları ile tüm dosya kapsamına göre, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.12.2015 tarihli 2014/14-198 Esas 2015/428 Karar, 17.02.2015 tarihli 2014/14-307 Esas, 2015/8 Karar sayılı kararları ile tüm dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde, onbeş yaşını tamamlamamış olan katılanın kendi özgür iradesi ile serbestçe hareket etme hakkı, niteliği itibariyle üzerinde mutlak surette tasarrufta bulunabileceği bir hak olmadığından, bu hakkının ihlaline yönelik olarak sanık tarafından gerçekleştirilen eylemle ilgili gösterilen rıza hukuken geçerli sayılmadığından, sanığın eyleminin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası kapsamında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğuna dair mahkeme kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmediğinden, suça sürüklenen çocuk müdafinin sübuta, suçun unsurlarının oluşmadığına ve vasıflandırmaya, katılan … vekilinin uygulamaya yönelik temyiz itirazları reddedilmiştir.
6.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun’a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafinin ve katılan … vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
7. Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 326 ncı maddenin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle cezasının 900,00 TL adli para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, ”900,00 TL adli para cezası ile sınırlandırılmasına” denilerek hükmolunması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Erzurum Çocuk Mahkemesinin 13.06.2022 tarihli kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan … vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında sonuç cezanın belirlendiği bölüm çıkarılarak yerine “bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesin uyarınca sonuç ceza miktarı açısından suça sürüklenen çocuğun, kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle cezasının 900,00 TL adli para cezası üzerinden infazına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.10.2023 tarihinde karar verildi.