YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5668
KARAR NO : 2023/10549
KARAR TARİHİ : 25.12.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/2100 E., 2022/360 K.
SUÇLAR : Hakkı olmayan yere tecavüz
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
1. Sanık … hakkında, Akhisar 3.Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.02.2020 tarihli kararı ile hakkı olmayan yere tecavüz suçu için öngörülen cezanın türü ve miktarı dikkate alınarak sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca verilen beraat kararının istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen beraat kararına yönelik temyiz talebi değerlendirildiğinde;
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ceza alındığında incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı gözetilerek, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyize tabi olmadığından reddine karar verilmesi gerektiği ön incelemede tespit edilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince sanıklar … ve … hakkında, hakkı olmayan yere tecavüz suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen mahkûmiyet kararlarının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir nitelikte oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.12.2019 tarihli iddianamesiyle tüm sanıklar hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 154 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davaları açılmıştır
2. Akhisar 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.02.2022 tarihli kararı ile sanıklar hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca tüm sanıklar hakkında beraat kararları verilmiştir.
3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12.Ceza Dairesinin, 09.02.2022 tarihli kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı olarak yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve sanık … hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmesine, sanıklar … ve … hakkında ise hakkı olmayan yere tecavüz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 154 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca hapis cezasından çevrili 3.000,00 TL ile doğrudan verilen 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan … vekilinin temyiz istemi; katılanın babası ile sanıklar arasında 17 yıl önce sanıkların suça konu taşınmaz üzerine bina yapıp 5 yıl kullandıktan sonra binayı terkederek binayı katılanın babasına bırakacakları konusunda anlaşma yapıldığının sabit olduğuna, tanık beyanlarının bu iddiayı destekler nitelikte olduğuna, dosya kapsamında elde edilen delillerden tüm sanıkların katılanın vefat eden babası ile yaptıkları anlaşma gereğince belirlenen sürenin dolmasına rağmen katılanın taşınmazını işgal etmek ve katılanın taşınmazından yararlanmasını engellemek suretiyle atılı suçu işlediklerinin sabit olduğuna, sanık … hakkında verilen beraat kararının kaldırılması gerektiğine, sanıklar Nait ve … hakkında verilen cezaların ise yetersiz olup kararların bozulması gerektiğine ilişkindir.
2. Sanıklar … ve …’nın temyiz istemlerin ise; suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, uyuşmazlığın hukuki ihtilaf olduğuna, katılanın taşınmazı edinme şekli konusunda çelişkili beyanlarda bulunduğuna, taşınmazı muvazaalı şekilde edindiğine, dolayısıyla taşınmazın gerçekte sahibinin katılanın babası olduğuna, bu sebeple katılanın şikayet hakkının bulunmadığına, katılanın tapuyu 2000 yılında üzerine aldığına 17 yıl öncesinin 2002 yılına denk geldiğine, katılanın 18 yıl şikayet etmediğine, şikayetin süresinde yapılmadığına, taşınmazda işgalci olmadıklarına, iki adet vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay sanıkların katılanın babasından kalan Akhisar İlçesi, Bünyaniosmaniye Mahallesi, Köy İçi Mevkii 16 Pafta 1437 Parsel numarasında kayıtlı taşınmazı katılanın babası ile aralarında yaptıkları anlaşma gereğince kullandıkları, kullanma süreleri dolmasına rağmen katılana ait taşınmazı işgal edip taşınmazdan yararlanmasına engel oldukları iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Taraflar arasında husule gelen sorunun 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 722 ve 724 üncü maddelerinde düzenlenen haksız yapıya ilişkin olması ve bu nedenle hukuki ihtilaf niteliğinde olması, yine dosyada sanıkların hakkı olmayan yere tecavüz suçunu işlemeye yönelik kasıtları da bulunmadığı anlaşıldığından, sanıkların üzerlerine atılı olan hakkı olmayan yere tecavüz suçundan beraatlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Toplanan deliller, keşif, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; suça konu Akhisar İlçesi, Bünyanosmaniye Mahallesi, Köyiçi mevki 16 pafta 1437 parsel numarasında arsa vasfı ile 1236.00 m2 olarak kayıtlı olan taşınmazın katılan … Çoşkun’a ait olduğu, yapılan keşif sonucunda bilirkişiler tarafından ortak düzenlenen rapora göre; (A) harfi ile gösterilen 167.60 m2 miktarlı binanın, (A1) harfi ile gösterilen 158.18m2 lik kısmının ve (B) harfi ile gösterilen 120.29 m2 miktarlı binanın, (B1) harfi ile gösterilen 7.21 m2lik kısmının katılana ait 1437 parsel sınırlarında kaldığının tespit edildiği, sanıkların kardeş olduğu, sanıklardan Nait ve …’nın ortak iş yaptıkları, hayvan besledikleri ve suça konu binayı hayvanların bakımında kullandıkları, binanın başlangıçta katılanın babası ve taşınmazın ilk sahibi olan İbrahim Çoşkun’un bilgisi dahilinde yapıldığı ve kullanıldığı, İbrahim Çoşkun’un ölümünden evvel taşınmazı boşaltmalarını sanıklara söylediği gibi ölümden önce taşınmazın satış yolu ile katılan adına tescil edildiği, katılanın da işgale son verilmesini sanıklara ilettiği, bu konuda noter kanalı ile ihtar da çektiği, sanıklardan Nait ve …’nın taşınmazda herhangi bir hakları olmaksızın işgale devam ettikleri, sanıklardan …’nın ise kardeşleri olan sanıklarla birlikte hareket ettiği, binayı kardeşleri ile birlikte yaptığı ya da kullandığı konusunda somut bir delil elde edilemediği anlaşılmakla sanıklar Nait ve … hakkında mahkûmiyet sanık … hakkında beraat kararları verilmişttir.
IV. GEREKÇE
Ön inceleme bölümünde belirtildiği üzere sanık … hakkındaki beraat hükmünün temyize tabii olmaması nedeniyle bu hüküm yönünden inceleme yapılmamıştır.
Sanıklar … ve … hakkında verilen hükümlerle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesinde;
5237 sayılı Kanun’un 154 üncü maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan suçun soruşturma ve kovuşturmasının şikayete bağlı olması ve katılanın hükümden sonra kimlik tespiti yapılarak vermiş olduğu 10.08.2023 tarihli dilekçesi ile sanıklar hakkındaki şikayetinden vazgeçmiş olması, sanıkların 28.01.2020 tarihli savunmalarında şikayetten vazgeçmeyi kabul ettiklerine ilişkin beyanlarının bulunması karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesi uyarınca düşme kararı verilmesinde yasal zorunluluk bulunması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğinden kararlar bu nedenle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1. Sanık … hakkında, Akhisar 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.02.2020 tarihli kararı ile hakkı olmayan yere tecavüz suçu için öngörülen cezanın türü ve miktarı dikkate alınarak sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca verilen beraat kararının istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince gerekçe değiştirilerek verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizi edilmesi karşısında 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında temyiz edilebilir suçlardan da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekili ve sanıklar … ve …’nın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 09.02.2022 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde karar verildi.