Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/5788 E. 2023/363 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5788
KARAR NO : 2023/363
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sungurlu Cumhuriyet Başsavcılığının 23.07.2012 tarihli iddianamesiyle sanığın çocuğun kaçırılması veya alıkonulması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 234 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2. Sungurlu Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında müsnet suçtan mahkumiyet kararı verilmiştir.

3. Bu kararın sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 13.04.2021 tarihli ve 2019/5861 Esas, 2021/9538 Karar sayılı kararı ile ”… basit yargılama usulü yönünden mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu nedeniyle bozulmasına…” karar verilmiştir.

4. Bozma üzerine yapılan yargılamada, Sungurlu Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanmasına yer olmadığına karar verilerek yargılamaya genel yargılama usulüne göre devam edilmiş ve 22.02.2022 tarihli kararı ile sanığın çocuğun kaçırılması veya alıkonulması suçundan 5237 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası , 62 nci maddesi , 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLER
Sanık müdafiinin temyiz isteği sanığın suç kastının bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve benzeri sebeplere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; sanık … ile katılan … …’nın Sungurlu Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.10.2010 tarihli kararı boşandıkları ve müşterek çocukları olan mağdur …T’nin velayetinin katılan …’e verildiği, bu kararın 17.12.2010 tarihinde kesinleşmesine rağmen velayet yetkisi kendisinde bulunmayan sanığın bu tarih itibariyle mağduru bulunduğu yerden kaçırarak velisi olan anneye teslim etmediğine ilişkindir.

2. Sungurlu Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.10.2010 tarih 2010/27 Esas ve 2010/369 Karar sayılı boşanma ve velayete ilişkin kararın kesinleşme şerhli örneği, ile aile nüfus kayıt tablosunun dosya içerisinde mevcut olduğu görülmüştür.

3. Sanık savunmasında katılanın çocuğu istememesi nedeniyle yanında tuttuğunu, suç kastının bulunmadığını beyan etmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Sanığa yüklenen suçun kesintisiz suçlardan olması nedeniyle, suç tarihinin hukuki kesintinin gerçekleştiği 23.07.2012 günlü iddianame tarihi olacağı gözetilmeden, gerekçeli karar başlığında “2011” olarak yazılması, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.

2. Mahkemece sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin tatbikiyle adli para cezasına çevrilmesi ve sonuç ceza tayinine bağlı olarak yasal engel bulunması nedeniyle erteleme hükümlerinin uygulanmaması, daha önce hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine rağmen bu kez dava konusu suçu işlemiş olması nedeniyle olumlu kanaat edinilemediğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, yasal ve yerinde olduğundan sanık müdafiinin ileri sürdüğü temyiz nedenleri yerinde görülmemiş, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Katılanın aşamalardaki istikrarlı beyanları, sanığın tevilli ikrarı ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığın velayet yetkisi boşanma neticesinde katılana verilen 12 yaşından … oğlunu, 17.12.2010 tarihi itibariyle bulunduğu yerden kaçırarak velisi olan anneye teslim etmemek suretiyle yüklenen suçu işlediği sabit görüldüğünden, Mahkemenin kabul ve uygulamasında hukuka aykırılık görülmemiştir.

4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle. Sungurlu Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.02.2022 tarihli ve 2021/682 Esas, 2022/228 Karar sayılı kararında, sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.02.2023 tarihinde karar verildi.