YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6124
KARAR NO : 2023/364
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan bozma üzerine hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 03.07.2005 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (765 sayılı Kanun) 316 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 318 … maddeleri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin ikinci fıkrası ve aynı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince lehe olan yasa maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesince yargılama görevinin ağır ceza mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle 29.11.2007 tarihli görevsizlik kararı ile dosya Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
3. İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.12.2007 tarihli karşı görevsizlik kararı üzerine karşı, her iki mahkeme arasında oluşan olumsuz görev uyuşmazlığı, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 13.05.2008 tarihli ve 2008/4962 Esas, 2008/4415 Karar sayılı kararıyla, İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin görevsizlik kararının kaldırılması suretiyle giderilmiştir.
4. İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.11.2009 tarihli ve 2008/207 Esas, 2009/382 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 765 sayılı Kanun’un 316 ncı maddesinin üçüncü fıkrası, 318 … maddesi, 59 uncu maddesi ve 1412 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
5. Sanığın denetim süresi içerisinde işlemiş olduğu kasten yaralama suçundan dolayı hakkında İstanbul Anadolu 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/28 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda verilen mahkumiyet kararının kesinleşmesi üzerine mahkemesince hükmün açıklaması için ihbarda bulunulmuştur.
6. İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.04.2016 tarihli ve 2016/5 Esas 2016/143 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanması ile sanığın parada sahtecilik suçundan 765 sayılı Kanun’un 316 ncı maddesinin üçüncü fıkrası, 318 … maddesi, 59 uncu maddesi gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
7. Sanık müdafiinin bu kararı temyiz etmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi 08.03.2022 tarihli ve sayılı kararı ile “…Sanığın sahte loto kuponu bulundurmak ve satmak şeklinde gerçekleşen eylemlerinin, 320 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 51. ve 3670 sayılı Milli Piyango Teşkiline Dair Kanunun 12. maddesi yollamasıyla 765 sayılı TCK.nın 316. maddesine aykırılık suçunu oluşturduğu ve 320 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile düzenlenen sayısal loto kuponlarına ilişkin cezai hükümlerin kanunlaştığı tarihte yürürlüğe gireceğinin hükme bağlandığı, ancak kanunlaşmadığı da nazara alındığında 765 sayılı TCK.nın 316. maddesinde yaptırıma bağlanan suçun oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı biçimde mahkumiyetine karar verilmesi..” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
8. Bozma üzerine yapılan yargılamada İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.05.2022 tarihli ve 2022/186 Esas, 2022/268 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanığın eyleminin parada sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını oluşturduğunu, sanık hakkında bu suçlar nedeniyle ilk derece mahkemelerince hapis cezası verilen ve yargılaması devam eden dava dosyalarının bulunduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanık …’ın hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen temyiz dışı diğer sanık ile birlikte cadde üzerinde vatandaşlara sahte sayısal loto satmak isterken yakalandıkları ve üst aramalarında 184 adet sahte sayısal loto kuponun ele geçirildiği iddiasına ilişkindir.
2. Olay tutanağı dosyada mevcuttur.
3. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarınca düzenlenen 28.05.2005 … ve 2005/3316 sayılı ekspertiz raporda, 184 adet sayısal loto kuponunun sahte olarak düzenlenmiş olduğu, sayısal loto kuponlarının iğfal kabiliyetlerinin bulunduğu belirtilmiştir.
4. Sanık savunmasında, loto kuponlarının sahte olduğunu bilmediğini henüz satamadan yakalandığını ifade etmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için failin hileli davranışta bulunması, mağdurun aldatılması ve aldatma sonucunda mağdurun malvarlığında eksilme olması gerekmektedir. Somut olayda sanığın, üzerine atılı eylemi nedeniyle iradesi hile ve desise uygulanarak fesata uğratılmış bir mağdurun bulunduğuna dair iddia veya tespitin bulunmadığı, bu nedenle dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, anlaşılmıştır
2. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 08.03.2022 tarihli bozma ilamında da belirtilen gerekçe ile sanık, parada sahtecilik suçundan da cezalandırılamayacaktır.
3. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2022 tarihli ve 2022/186 Esas, 2022/268 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.02.2023 tarihinde karar verildi.