YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1430
KARAR NO : 2023/6967
KARAR TARİHİ : 03.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/388 E., 2023/228 K.
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red- Onama
Müştekinin 02.10.2020 tarihli duruşmada alınan beyanında davaya katılmak istemediğini beyan ettiği anlaşıldığından hükmü temyiz etme hakkı olmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında bozma üzerine kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Rize Cumhuriyet Başsavcılığının 28.09.2010 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Rize 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.01.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
3. Rize 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.01.2015 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 05.04.2022 tarihli kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine, Rize 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, eksik inceleme ile karar verildiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine şayet beraat kararı verilmeyecekse lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, kardeşi olan temyiz dışı sanık … ile birlikte, sanık …’ün evlenmek istediği 17 yaşındaki müşteki …’ü yolda yürüdüğü sırada araçla önünde durarak zorla araca bindirip köydeki evlerine götürdükleri, sanık …nin müştekiyi evlenmeye ikna edememesi üzerine Rize’ye götürerek ailesine teslim ettikleri iddiasına ilişkindir.
2. Görevlilerce düzenlenen adli muayene raporunda, müştekinin mevcut yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Müşteki vekilinin talebine yönelik temyiz incelemesinde;
Müştekinin yargılama aşamasında davaya katılmak istemediğini beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşıldığından aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanıklar hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, müşteki vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanığınn talebine yönelik temyiz incelemesinde ise;
Sanığın, üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu birden fazla kişi tarafından birlikte ve çocuğa karşı işlemesi karşısında, temel ceza belirlenirken 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 61 inci maddeleri gereğince aynı Kanunun 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b ve f) bentlerindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edildiği kabul edilmesine rağmen alt sınırdan tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Olaylar ve olgular bölümünde belirtilen adli rapor, sanık beyanı ve katılanın aşamalardaki istikrarlı ve değişmez anlatımları ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın temyiz dışı sanıklarla birlikte müştekiyi zorla araca bindirip götürmek sureti ile atılı suçu işlediğine dair mahkeme kabulünde isabetsizlik görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri hususu dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın eksik incelemeyle karar verildiğine yönelik temyiz itirazları yönünden hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A. Müştekinin talebi yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) numaralı bentte açıklanan nedenle, müştekinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanığın talebi yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Rize 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2023 tarihli kararında sanığın temyiz itirazı ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri hususu dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz itirazının reddiyle hükmün Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2023 tarihinde karar verildi.