YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1524
KARAR NO : 2023/8858
KARAR TARİHİ : 21.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/242 E., 2022/404 K.
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yargılama aşamasında sanığın cezalandırılmasını talep eden müşteki Süleyman vekiline davaya katılmak isteyip istemediği sorulmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmuş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca suçtan zarar gören ve hükmü temyiz etme hakkı bulunan müşteki vekilinin temyiz dilekçesinde davaya katılma iradesinin bulunduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca suçtan zarar gören Süleyman’ın davaya katılmasına, vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilmiştir.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usûl hükümlerine göre temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.04.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında iftira suçundan cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2. İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 15.02.2021 tarihli kararı ile sanığın cezasında zincirleme suç hükümleri uyarınca arttırım yapılması gerektiği gözetilmeden, mağdur sayısınca hüküm kurulması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafinin temyiz isteği,
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Mahkemece verilen kararın subjektif beyanlara dayandığına, gerçekle ilgisinin bulunmadığına,
İlişkindir.
B. Suçtan zarar gören Süleyman vekilinin temyiz isteği,
1. Kararın hatalı olduğuna,
2. Alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiğine,
3. Zincirleme suç hükümleri uyarınca belirlenen oranın düşük olduğuna,
4. Kararda herhangi bir gerekçe sunulmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; sanığın, yetkili makamlara şikayette bulunarak, işlemediklerini bildiği halde, haklarında soruşturma başlatılmasını sağlamak için mağdurların kendisine yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve cinsel saldırı suçlarını işledikleri yönünde isnatta bulunmak suretiyle iftira suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 34 üncü ve 230 uncu maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.11.2014 gün, 2013/8-830 esas ve 2014/502 sayılı kararı uyarınca hükmün gerekçesinde, Yargıtay denetimine olanak sağlayacak biçimde açık olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirebilmesi için, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin yazılması, kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen kanıtlar ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanığın suç oluşturduğu veya oluşturmadığı sabit görülen fiilin belirtilmesi ve bu fiilin nitelendirilmesinin yapılması suretiyle infazı kabil bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde gerekçesiz olarak hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2022 tarihli kararına yönelik katılan vekili ve sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün sair yönleri incelenmeksizin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2023 tarihinde karar verildi.