YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3536
KARAR NO : 2023/10336
KARAR TARİHİ : 20.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/63 E., 2023/291 K.
SUÇ : Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında, Kdz. Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığının 20.05.2010 tarihli iddianamesiyle, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Kdz. Ereğli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.07.2014 tarihli kararıyla, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Kdz. Ereğli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.07.2014 tarihli kararının, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 23.12.2021 tarihli kararıyla, sanığın eyleminin tehditle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, Kdz. Ereğli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2023 tarihli kararıyla, sanık hakkında tehditle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, mağdurun şikayetçi olmadığına ve aleyhe bozma yasağından kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın, mağdur …’nın kullandığı, temyiz dışı mağdure …’ın yolcu olarak bulunduğu aracın önünü keserek durdurduğu, aracın arka koltuğuna oturarak kendisine ait kurusıkı tabancayı mağdur …’na doğrultarak arabayı “radar” mevkiine doğru sürmesini söylediği, aracın içinde birkaç defa mağdure …’a vurduğu, yolda mağdure …’ın aracın kapısını açarak yoldan geçenlere seslenerek polisi aramalarını istemesi üzerine sanığın, mağdur …’na geri dönmesini söylediği, yolda bir ara aracı durdurtarak araçtan inen mağdure …’ı yine dövdüğü, tekrar araca binerek mağdur …’na aracı sürmesini söylediği ve polis merkezinin önüne geldiklerinde araçtan inerek olayı polislere anlattığı böylece üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1. Dosya kapsamında yer alan 11.04.2010 tarihli tutanaklar ile sanığın ikrara yönelik savunması birlikte değerlendirildiğinde, sanığın, mağdur …’nun kullandığı aracın önünü keserek aracın arka koltuğuna oturduğu ve mağdura doğrulttuğu silah ile aracı istediği yere sürmesini söyleyerek, mağduru alıkoyduğu anlaşılmakla, Mahkemece kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Kdz. Ereğli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2023 tarihli kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, bozmadan önce verilen 07.07.2014 tarihli ilk hükümde, sanığın 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 58 inci maddesinin uygulanmadığı ve hükmün aleyhe temyiz edilmediği gözetilmeden, sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasına muhalefet edilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle Kdz. Ereğli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2023 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (4) numaralı fıkrasından sonra gelmek üzere, “1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanığın cezasının 10 ay hapis cezası üzerinden infazına” ibaresinin eklenmesi ve hükümden (9) numaralı fıkranın çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi.