YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3860
KARAR NO : 2023/10322
KARAR TARİHİ : 20.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/1014 E. 2023/558 K.
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.12.2014 tarihli iddianamesi ile sanığın, silahla, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Ödemiş 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 2014/666 (E) ve 2015/412 (K) Karar sayılı kararı ile sanığın, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, konut dokunulmazlığını ihlal suçundan ise 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. İlgili kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 2020/1470 Esas, 2022/15866 Karar sayılı kararı ile konut dokunulmazlığını ihlal suçundan verilen hükmün onanmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükmün ise; ”11.12.2014 tarihli iddianamede sevk maddesi olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 109 uncu maddesinin birinci fıkrası gösterildiği halde, ek savunma hakkı verilmeden sanık hakında aynı maddenin 2 nci fıkrasına göre mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 226 ncı maddesine aykırı olarak sanığın savunma hakkının kısıtlanmasının hukuka aykırı olduğu” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; sanığın savunması alınarak, Ödemiş 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 07.07.2023 tarihli, 2022/1014 E. 2023/558 Karar sayılı kararı ile sanığın, cebir, tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz sebepleri;
Atılı suçun yasal unsurları oluşmamasına ve sanık suç kastı ile hareket etmemesine rağmen sanığın mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; eski kız arkadaşı olan mağdurun kendisinden ayrılmasına sinirlenen sanığın, mağdurun evinin merdivenine gizlenerek, mağdurun gelmesini beklediği ve mağduru görünce zorla evin içine sokarak, kendisi de eve girmek suretiyle kapıyı kilitlediği iddialarına ilişkindir.
2. Mağdurun olay nedeni ile, sağ ve sol dirsekte yüzeysel abrazyonlar oluşacak şekilde, basit tıbbi bir müdahale ile giderilebilecek düzeyde yaralandığı doktor raporu ile belirlenmiştir.
3. “Komşuların ihbarı üzerine olay yerine gidildiğinde kapıyı açanın olmadığına, içeride bulunan müştekiye telefon ile ulaşıldığında, sanığın kendisini bıçakla alıkoyduğunu, evden çıkmasını engellediğini belirterek yardım istediğine, kapı açılmadığı için çilingir çağrıldığına, bu şekilde kapı açılmaya çalışılırken kapının açıldığına, sanığın kapı önünde olduğuna, elinde bıçak olmadığına, müştekinin korkarak, ağzının bantla bağlandığını ve bıçakla alıkoyulduğunu belirttiğine, içeri girildiğinde yerde bantların bulunduğuna, bıçağın ise komodin alt çekmecesinde bulunduğuna” dair olay tutanağı dosyada mevcuttur.
Mağdur beyanında ” Sanığın kendisini tehdit ve darp ederek zorla götürdüğünü ” ifade etmiştir.
4. Sanık savunmasında “Mağdurun kendi rızası ile geldiğini” beyan ederek suçlamayı kabul etmemiştir.
5. Olaya müdahale eden polis memurları Y.A ve T.K alınan ifadelerinde ” Olayın tutanakta yazıldığı şekilde gerçekleştiğini, mağdurun tedirgin olduğunu, bıçağın yerini gösterdiğini” beyan etmişlerdir.
IV. GEREKÇE
A.Sanık müdafinin temyiz sebepleri yönünden;
Dosyadaki olgular itibari ile, eski kız arkadaşı olan mağdurun kendisinden ayrılmasını hazmedemeyen sanığın, olay günü mağdurun evinin merdivenine gizlenerek işten dönmesini beklediği, akabinde mağduru görünce zorla evin içine soktuğu ve kendisi de eve girerek kapıyı kilitlediği, bu şekilde mağdurun çıkışını engelleyerek evde alıkoyduğu, sanık her ne kadar suçlamayı kabul etmemiş ise de; sesleri duyan komşuların ihbarı üzerine olay yerine gelen polis memurlarının müdahalesine rağmen sanığın kapıyı aşmaması ve mağdurun, sanık tarafından bantlandığı yönündeki iddiası doğrultusunda polisler tarafından eve girildiğinde, yerde bant parçalarının görülmesi karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu anlaşılmakla; mahkemenin, sübuta dair kabulünde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Diğer yönlerden;
Mağduru yeniden kendisi ile sevgili olması için, bıçakla tehdit etmek sureti ile alıkoyan ve bu şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu silahla ve cinsel amaçla işleyen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 109 unucu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve beşinci fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın, eleştirilen nedenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin sair temyiz itirazları reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Ödemiş 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 07/07/2023 tarihli, 2022/1014 E. 2023/558 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz talebinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi.