YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/469
KARAR NO : 2023/1198
KARAR TARİHİ : 09.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1263 E., 2022/1617 K.
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının 12.07.2021 tarihli iddianamesiyle sanık … hakkında cinsel taciz, çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve şantaj suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 … maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 107 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü, 54 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca dava açılmıştır.
2. Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.03.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, şantaj suçundan 5237 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.03.2022 tarihli şantaj, çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet kararı ile ilgili sanık … müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, duruşma açılmadan, 29.06.2022 tarihli kararı ile sanık … hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün eylemin 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamında kaldığı belirtilerek bozulmasına, şantaj suçundan kurulan hükme yönelik yapılan istinaf başvurularının kesin olarak esastan reddine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik yapılan istinaf başvurularının ise esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan mağdure vekilinin temyizi, somut bir nedene dayanmamaktadır.
2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, katılan mağdurenin çelişkili beyanlarda bulunduğuna, beyanlarının yönlendirme ile alındığına, sanığın mağdurun yaşı konusunda hataya düştüğüne, suçun unsurlarının oluşmadığına, lehe hükümlerin uygulanması ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre, ailesi ile ikamet eden ve olay tarihinde 13 yaşı içerisindeki katılan mağdurenin, komşusu olan sanık … tarafından, ilk kez, evine yaşı itibariyle geçerli olmayan rızasıyla geldiğinde cinsel istismarda bulunmak suretiyle, ilk olaydan yaklaşık bir hafta sonra evine, mağdureyi kendisinden telefon aldığını ailesine söylemekle korkutması sebebiyle gelmesi sonrası cinsel istismarda bulunması suretiyle birden fazla kez cinsel amaçla hürriyetini kısıtladığı iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. İlk derece mahkemesi tarafından sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
2. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden (UYAP) edinilen nüfus kayıt bilgilerine göre katılan mağdurenin kayden 23.10.2007 doğumlu olduğu anlaşılmıştır.
3. Temyiz dışı sanık … tarafından soruşturma aşamasında savcılığa sunulan, katılan mağdurenin kendi el yazısı ile yazdığını kabul ettiği, sanık …’a hitaben olduğu iddia edilen notların dosyada yer aldığı anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış ve istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık … hakkında tutuklama müzekkeresinin çocuğun cinsel istismarı suçundan düzenlendiği, 03.05.2021 tarihinde Çorlu Sulh Ceza Hakimliğinin 2021/181 Sorgu sayılı kararı ile bu suçtan tutuklama kararı verildiği, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan tutuklama kararının bulunmadığı belirlenerek ve sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümle sınırlı olarak yapılan incelemede;
1. Dairemizin 08.12.2022 tarihli, 2022/4492 Esas, 2022/18761 Karar sayılı kararı ile katılan mağdure vekiline “tebligatın yapıldığı tarihten itibaren CMK.nın 295/1. maddesi uyarınca 7 günlük yasal süre içinde ek gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmadığı takdirde temyiz talebinin reddedileceğine” ilişkin ihtarat içeren tebligatın yapıldığı ancak katılan mağdure vekilinin gerekçeli temyiz dilekçesi sunmadığı anlaşıldığından, katılan mağdure vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
2. Sanık … ile aralarında olay öncesine dayalı husumet bulunmayan sanığın komşusu olan katılan mağdurenin aşamalardaki özü itibariyle birbiriyle uyumlu beyanları, sanık …’ın soruşturma aşamasında 03.05.2021 tarihinde savcılıkta müdafii huzurunda verdiği ve mağdurenin anlatımlarımı doğrulayan tevilli ikrar içeren beyanları, katılan mağdurenin ailesinin olayın intikaline ilişkin beyanları, temyiz dışı sanık …’ın aşamalardaki beyanları, dosya sunulan ve katılan mağdure tarafından sanık …’a hitaben yazıldığı iddia edilen olay öyküsü ile de uyumlu olan notlar ve tüm dosya kapsamına göre, sanık …’ın katılan mağdureye telefon alıp, ailesinden habersiz bir şekilde, kullanması için verdikten sonra, mağdurenin ailesinin, mağdurenin başkasına ait telefonu kullandığını gördükleri, mağdurenin, ailesinin telefondan haberlerinin olduğunu söylemek için sanık …’ın evine gittiğinde sanığın mağdureyi komşuların sesten rahatsız olacağını bahane ederek … içerisine davet ettiği, evde iken mağdurenin vücudunun muhtelif yerlerine dokunmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğu, bir süre evde kalan mağdurenin daha sonra evden ayrıldığı, bu olaydan yaklaşık bir hafta sonra temyiz dışı sanık …’ın aracılığıyla, sanık …’ın mağdureyi, telefonu kullandığını ailesine anlatma baskısı ile, evine gelmesi için ikna ettiği, mağdurenin okula gitmek üzere evinden çıkıp sabah vakti sanık …’ın evine gittiği, sanığın yine mağdurenin vücuduna dokunmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğu, bir süre sonra mağdurenin evden ayrıldığı, mağdurenin annesinin, mağdurenin bir arkadaşına “korkuyorum” şeklinde mesaj attığını görmesi ve neden korktuğunu sorgulaması üzerine mağdurenin olayları anlatması ile intikalin sağlandığının anlaşılması karşısında, yapılan yargılama ile tüm delillerin toplandığı, delillerin gerekçelendirilerek karar verildiği değerlendirilmekle, sanık müdafiinin, katılan mağdurenin çelişkili beyanlarda bulunduğuna, beyanlarının yönlendirme ile alındığına, sanığın mağdurun yaşı konusunda hataya düştüğüne, suçun unsurlarının oluşmadığına, lehe hükümlerin uygulanması ve beraat kararı verilmesi gerektiğine dair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin, sair temyiz sebebleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
1. Gerekçe bölümünün bir numaralı bendinde belirtilmekle, ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanık müdafiinin yokluğunda verilen ve 03.06.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 … maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde 16.06.2020 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak aynı Kanun’un 295 … maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Gerekçe bölümünün ikinci ve üçüncü bentlerinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 29.06.2022 tarihli ve 2022/1263 Esas, 2021/1617 Karar sayılı kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.03.2023 tarihinde karar verildi.