Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2023/569 E. 2023/2083 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/569
KARAR NO : 2023/2083
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakkı olmayan yere tecavüz etme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 14.03.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 154 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemi ile dava açılmıştır.

2. Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli kararı ile,
a. Sanık …’in köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 154 üncü maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla 154 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin dördüncü fıkraları uyarınca 3.000,00 TL ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
b. Sanık … Şahinkay’nın köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
Karar verilmiştir.
3. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 15.11.2022 tarihli ilamıyla gerekçeli kararın Karadayı köy tüzel kişiliği temsilcisine tebliğ edilmesi için dosyanın tevdiine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, suça konu taşınmazın vasfı belirlenmeden eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğine ilişkindir.
Suçtan zarar gören Hazine vekilinin temyiz istemi, davadan haberdar edilmediklerine, suçtan zarar gördüklerine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Muhtar ve aza olan sanıkların … köyü tüzel kişiliğine ait araziyi traktör ile sürmek sureti ile işgal ettikleri iddia edilmiştir.
2. Sanık … suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Sanık …, sürdüğü yerin mera olmadığını, vasfı belli olmayan devlet arazi olduğunu, suça konu yeri badem eylem planı projesinden köyün faydalandırmak için sürdüğünü beyan etmiştir.
3. Şikayetçi …, suça konu taşınmazın köy merası olduğunu belirtmiştir.
4. Mahkemece yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporlarında; sanıklar tarafından sürülmek suretiyle tecavüz edilen yerin kadastro harici bırakılan yerin icerisinde kaldığını, tecavüzlü alanın 55238,88 m2 olduğunu belirtmişlerdir

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Davadan usulüne uygun yargılama sürecinde haberdar edilmeyen suçtan zarar gören Maliye Hazinesi’nin gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, anılan Kurumun 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Maliye Hazinesi davadan haberdar edilip delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak sanığın hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla hükümler kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 233 üncü maddesi birinci fıkrası ve 234 üncü maddelerine aykırı davranıldığı anlaşılmıştır.

B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Davadan usulüne uygun yargılama sürecinde haberdar edilmeyen suçtan zarar gören Maliye Hazinesi’nin gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, anılan Kurumun 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1.Dava konusu yere ilişkin olarak mahallinde keşif yapılarak, öteden beri köylünün ortak kullanımına bırakılmış mera, harman yeri, yol ve sulak gibi yerlerden olup olmadığı ve sanıkların bu yere tecavüz edip etmediği, işgal varsa tecavüzünün niteliği, miktarı, vasfı yöreyi iyi bilen tarafsız yerel bilirkişi ve tanıklardan da sorulup kesin biçimde saptandıktan sonra sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Maliye Hazinesi davadan haberdar edilip delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak sanığın hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla hükümler kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 233 üncü maddesi birinci fıkrası ve 234 üncü maddelerine aykırı davranıldığı anlaşılmıştır.
3. Sanık hakkında temel ceza belirlenirken uygulama maddesinin “5237 sayılı Kanun’un 154 üncü maddesinin ikinci maddesi delaletiyle 154 üncü maddesinin birinci fıkrası” yerine “TCK.nın 154/2. maddesi” olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesi altıncı fıkrasına aykırı davranılması,

4. Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdi edilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A-B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli kararına yönelik suçtan zarar gören Hazine vekili ve sanık …’in temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2023 tarihinde karar verildi.