YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4550
KARAR NO : 2011/1231
KARAR TARİHİ : 07.03.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
… ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Gediz Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 16.06.2010 gün ve 58/459 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı … vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, miras ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik hukuki nedenine dayanarak 140 ada 15 parselin tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazın zilyetlik yoluyla edinilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece; davacı lehine kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 140 ada 15 parsel 26.04.2007 tarihinde yapılan kadastro çalışmasında tüm aramalara rağmen zilyedinin belirlenememesi nedeniyle tarla niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiş, itiraz edilmediğinden tutanak 12.07.2007 tarihinde kesinleşerek Hazine adına tapu sicili oluşmuştur.
Dava; TMK.nun 713, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddeleri uyarınca açılmış zilyetlik hukuki nedenine dayalı iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere ve tanık ifadelerine göre, uyuşmazlık konusu taşınmazın davacıya ölen miras bırakan babası Ramazan Arslaner’den kaldığı anlaşılmaktadır. Ne var ki; dosya arasında mirasçılık belgesi bulunmadığından davacıdan başka mirasçının bulunup bulunmadığı anlaşılamadığı gibi, taksim araştırması da yapılmamıştır. Mahkemece, öncelikle davacıya miras bırakanına ilişkin mirasçılık belgesini ya da nüfus kayıt tablosunu sunması için süre ve imkan verilmesi, sunulacak belgeye göre davacıdan başka mirasçının bulunması durumunda, yerel bilirkişi ve tanıklardan yöntemine uygun olarak tüm mirasçıların katılımıyla taksimin yapılıp yapılmadığının sorulup belirlenmesi, taksimin kanıtlanamaması durumunda ise TMK.nun 701 ve 702 maddeleri uyarınca, elbirliği mülkiyetinde tereke malları tüm mirasçılar arasında ortak olup mirasçıların tereke malı üzerinde belli pay ve paylarının bulunmadığı, kendi adına tescil isteyemeyeceği, somut olayda tereke adına dava açılmadığından, dava dışı mirasçıların sonradan davaya katılmalarının sağlanması veya TMK.nun 640.maddesi hükmü uyarınca miras ortaklığına temsilci atanması yoluyla da davanın yürütülemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesinin düşünülmesi gerekir.
Davalı … vekilinin temyiz itirazları açıklanan tüm bu nedenlerle kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan yerel mahkeme hükmünün HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına 07.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.