YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6046
KARAR NO : 2011/3582
KARAR TARİHİ : 20.06.2011
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Mal ayrılığı rejimine geçilmesi
… ile …, dahili davalılar Türkiye … Bankası A.Ş. ve … Bankası A.Ş. aralarındaki mal ayrığı rejimine geçilmesi davasının kabulüne dair … Aile Mahkemesinden verilen 01.07.2010 gün ve 375/896 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, tarafların 1996 yılında evlendiklerini, evlilik birliği içerisinde edinilen 2 parça taşınmazın davalı eşin ticari faaliyetlerinden dolayı icra takiplerine maruz kaldığını ve haczedildiğini açıklayarak yasal edinilmiş mal rejiminden ayrılarak mal ayrılığı rejimine geçilmesi, taşınmazlar üzerindeki ipoteklerin kaldırılması, satış işleminin iptali ile taşınmazların vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … yargılama oturumlarına katılmamış, davalı … ve Kredi Bankası ile davalı …Bankası vekilleri davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalının ticari faaliyetlerinden kaynaklanan nedenlerle ailenin mal varlığının tehlikeye düşürüldüğü, taşınmazlar üzerinde haciz şerhleri bulunduğu, davacının yasal mal rejiminden ayrılarak mal ayrılığı rejimine geçilmesini istediği, karı koca arasındaki ilişkide davalı bankalara husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, bankalar hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı … aleyhine açılan davanın kabulü ile 20.03.2009 dava tarihinden geçerli olmak üzere yasal edinilmiş mal rejiminin sona erdirilerek mal ayrılığı rejimine geçilmesine karar verilmesi üzerine; davacı mal ayrılığı rejimine geçilmesi hususunda vekiline talimat vermediğini açıklayarak davadan feragat talebinin kabulü ile hükmün f eragat nedeniyle bozulmasını istemiştir.
Davacı …, karar tarihinden sonra verdiği 27.07.2010 havale tarihli dilekçesinde, mal ayrılığı rejimine geçilmesi hususunda vekiline talimat vermediğini, mal ayrılığı rejimine geçmek gibi bir niyeti bulunmadığını, vekillerini bu nedenlerle azlettiğini ileri sürerek davadan feragat ettiğini bildirmiş ve kararın bu nedenle bozulmasını istemiş, dilekçesi kimliği tespit edilmek suretiyle hâkim tarafından onaylanmıştır.
Feragat, HUMK.nun 95.maddesi uyarınca kesin hükmün hukuki neticelerini doğurur ve yapıldığı andan itibaren geçerli olup hüküm kesinleşinceye kadar her aşamada ileri sürülebilir. …Aile Mahkemesine ait temyize konu karar henüz kesinleşmemiş olup derdestlik dolayısı ile feragat beyanı temyiz incelemesi sırasında da dikkate alınmalıdır. Karardan sonraki vaki feragat nedeniyle mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının davadan feragat isteğinin kabulüyle, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi için hükmün HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 17,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 20.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.