YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1027
KARAR NO : 2011/5840
KARAR TARİHİ : 14.11.2011
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı payı alacağı
… ile … aralarındaki katkı payı alacağı davasının reddine dair… Aile Mahkemesinden verilen 12.10.2010 gün ve 168/844 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, tarafların 1956 yılında evlendiklerini evlilik birliği içerisinde OYAK kredisiyle satın alınarak eş adına tescil edilen 1112 ada 143 parsel üzerindeki 18 nolu bağımsız bölümün kredi taksitlerinin vekil edenin yurtdışındaki çalışma ve gelirleriyle ödendiğini, kayıt maliki eşin 03.06.1999 tarihinde öldüğünü taşınmaz üzerinde en az 1/2 oranında hakkı bulunduğunu açıklayarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 25.000 TL katkı payı alacağının yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından önceden açılan tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verildiğini, kararın kesin hüküm oluşturduğunu, taşınmaza ait kredi taksitlerinin miras bırakanın emekli maaşından kesildiğini, davacının taşınmazın alınması ve taksitlerin ödenmesine bir katkısı olmadığını, …’de bulunan 1074 parselin miras bırakan tarafından 1987 yılında davacıya devredildiğini açıklayarak yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm esas yönünden davacı vekili, red gerekçesi yönünden davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; TMK. nun 255 ve devamı maddeleri uyarınca ölüme bağlı mal rejiminin tasfiyesi isteğine ilişkindir. Taraflar, 10.05.1956 tarihinde evlenmişler, kayıt maliki eş …, 03.06.1999 tarihinde ölmüş, dava konusu 1112 ada 143 parsel üzerindeki 18 nolu bağımsız bölüm ise 20.03.1969 tarihinde satın alınarak ölen eş adına tescil edilmiştir. Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, taşınmazın edinildiği 1969 yılı itibarı ile davacının ev kadını olup gelir getiren bir işi bulunmadığı, ortak miras bırakan …’in asker emeklisi olduğu, taşınmazın OYAK’tan 20.03.1969 tarihinde 26.000 TL konut kredisi kullanılmak suretiyle alındığı, peşinatın miras bırakanın emekli ikramiyesi ile karşılandığı, bu durumun hayatın olağan akışına uygun düştüğü, davacının 1970 yılında, miras bırakan …’in 1972 yılında emekli olduktan sonra çalışmak amacıyla yurtdışına çıktıkları, kredi taksitlerinin …’in emekli maaşından kesildiği ve 1006 TL olan emekli maaşının 475 TL miktarındaki kredi taksitini karşılamaya yeterli olduğu, davacının 1970-2004, miras bırakanın 1972-1990 yılları arasında gelir getiren işlerde çalışmışlarsa da kredi taksitlerinin ödenmesi için para gönderildiğinin kanıtlanamadığı, taşınmazın 743 sayılı TKM.nun 170. maddesi uyarınca mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilmesi nedeniyle Borçlar Kanununun 125.maddesi uyarınca 10 yıllık dava zamanaşımına tabi olduğuna ve ölüm tarihi itibarı ile bu sürenin aşılmadığı anlaşıldığına göre mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazları, davalı vekilinin karar gerekçesine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün açıklanan nedenlerle ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 17,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1,25 TL’nin temyiz eden davacıdan ve davalıdan ayrı ayrı alınmasına 14.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.