Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2011/4916 E. 2011/7504 K. 22.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4916
KARAR NO : 2011/7504
KARAR TARİHİ : 22.12.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil

… ile Hazine ve Gündoğdu Belediye Başkanlığı aralarındaki tescil davasının reddine dair Manavgat Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 11.05.2011 gün ve 1490/608 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı … dava dilekçesinde; mevki ve sınırlarını bildirdiği bir parça taşınmazın babasının zilyetliğinde iken kendisine devredildiğini, eklemeli zilyetliğinin 40 yılı aştığını açıklayarak adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili 08.04.2011 tarihli dilekçesinde, tespit tarihi üzerinden 10 yıl geçmekle hak düşürücü sürenin gerçekleştiğini ve taşınmaz imar planı kapsamında kaldığından davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı … Belediye Başkanlığı vekili 02.01.2011 tarihli dilekçesinde, taşınmazın zilyetlikle iktisabı mümkün olmayan yerlerden olduğundan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacının yol boşluğu olarak bırakılan taşınmaza ilkişkin olarak Hazineye ecrimisil ödediğinden davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava muristen intikal kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebebine dayalı olarak TMK.nun 713/1 ve 996 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddeleri gereğince açılan tapusuz taşınmazın tescili davasıdır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Dosyada bulunan Manavgat Kadastro Müdürlüğü’nün 14.01.2011 tarih ve 197 sayılı yazısında; dava konusu taşınmazın kadastro çalışmalarında boşluk olarak tespit harici bırakıldığı belirtilmiş ancak niteliği konusunda bilgi verilmediği saptanmıştır. Tespit dışı kalan bir yerin TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddeleri hükümlerine göre tapuya tescil edilebilmesi için tespit dışı bırakılma işleminin yapıldığı tarihten dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile anılan maddelerdeki koşullar altında malik sıfatıyla zilyet olarak tasarruf edilmesi gerekir. Eldeki davada davalı Hazine davanın açılmasından sonra 04.03.2011 tarihinde dava konusu taşınmaza ilişkin olarak davalı aleyhine 01.01.2006 ile 31.12.2010 tarihleri arasındaki tasarrufu nedeniyle tek taraflı olarak ecrimisil ihbarnamesi düzenlenmiştir. Hazinenin tek taraflı ecrimisil ihbarnamesi zilyetlik süresini kesmeyeceği gibi, davacının Hazinenin üstün hakkını tanıdığı, başka bir deyişle kendi zilyetliğinin fer’i zilyetlik olduğunu kabul ettiği anlamına gelmez. Mahkemece davacının bildirmiş olduğu deliller toplanarak sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı …nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 22.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.