Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2011/5286 E. 2012/1444 K. 05.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5286
KARAR NO : 2012/1444
KARAR TARİHİ : 05.03.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

… ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Sarıoğlan Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 20.12.2010 gün ve 167/496 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı, kendisine ait 101 ada 3 nolu parsele komşu 800 m2’lik yerinin 101 ada 16 parsel içerisinde gösterilip, Hazine adına kaydedildiğini, 20 yılı aşkın zamandan beri bu yerde malik sıfatıyla zilyet olduğunu, Hazinenin ve köyün bu yerle alakasının olmadığını açıklayarak 101 ada 16 sayılı taşınmazda 800 m2’lik kısmının iptaliyle adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, dava konusu taşınmazın tarımsal amaçlı kullanılmadığını, zilyetlikle iktisap şartlarının oluşmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 101 ada 16 parsel 33250,96 m2 yüzölçümünde olup kadastro çalışmaları sırasında Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğundan bahisle Hazine adına tespit görüp tapuya tescil edilmiştir.
Mahallinde yapılan ilk keşifte hazır bulunan ziraat mühendisi bilirkişi …; dava konusu taşınmazın davacıya ait 101 ada 3 numaralı parselden 4 metre kot farkıyla daha aşağıda, tamamının kumlu ve kum ocağının kullanılmayan iri çakıl taşlarıyla kaplı olduğunu, taşınmaz üzerinde uzun yıllardır zirai faaliyetin yapılmadığını bu nedenle de üzerinde doğal olarak yetişen bodur çalı topluluğunun bulunduğunu, taşınmaz üzerinde bulunan hafriyat temizlense dahi zirai faaliyetin yapılamayacağını raporunda açıklamıştır. Davacının itirazı üzerinde mahallinde yapılan ikinci keşifte, hazır bulunan ziraat mühendisi bilirkişi … raporunda, fiziksel yapısı bozuk olan taşınmazın, dolgu, tesviye, teraslama, gübreleme ve bunun gibi yöntemlerle iyileştirilmesi halinde yapısının düzeltilebileceğini açıklamıştır.
Her iki bilirkişinin raporundan dava konusu taşınmazın tarımsal amaçlı olarak kullanılmadığı, imar-ihyasının tamamlanmadığı, üzerinde herhangi bir şekilde zirai faaliyetin bulunmadığı ve ekonomik amaca uygun malik sıfatıyla sürdürülen zilyetliğin söz konusu olmadığı anlaşıldığına göre davanın reddine karar vermek gerekirken, kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.