Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2011/5987 E. 2012/2338 K. 29.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5987
KARAR NO : 2012/2338
KARAR TARİHİ : 29.03.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Zilyetliğin Korunması, ecrimisil ve tazminat

… ile … aralarındaki zilyetliğin korunması, ecrimisil ve tazminat davasının reddine dair Didim (Yenihisar) Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 10.05.2011 gün ve 540/216 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı … vekili dava dilekçesinde, 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan 1816 ada 29 parsel sayılı taşınmazın, zeytinlik vasfı ile davacının işgalinde iken, davalı şirketin Orman ve Çevre Bakanlığı ile yapmış olduğu sözleşme gereğince 2009 yılında taşınmaza müdahale ederek taşınmaz üzerinde bulunan 5 adet zeytin ağacını söktüğünü açıklayarak, davalının taşınmaza yönelik müdahalesinin önlenmesini ve zeytin ağaçları bedeli ile ecrimisil bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili 21.01.2011 tarihli dilekçesinde; davalı ile Orman ve Çevre Bakanlığı arasında yapılan 49 yıl süreli sözleşme gereğince, taşınmazın yetkililerce sahada gösterilerek teslim edildiğini, davalı şirketin sözleşme gereğince kendisine tahsis edilen araziye badem ektiğini bildirmiş ve davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacının taşınmaza yönelik davalının müdahalesini öğrendiği tarih ile dava tarihi arasında TMK 984. maddesindeki hak düşürücü süre geçtiğinden davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesi kapsamından ve dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının mülkiyeti Hazineye ait bulunan 1816 ada 29 parsel sayılı taşınmazların zilyedi olduğu ve davalının, davacının zilyetliğindeki bu yere badem ağacı dikerek müdahalede bulunduğu anlaşılmıştır. Dava konusu taşınmazın mülkiyetinin Hazineye ait olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık olmadığına, davacı zilyetlikten başka bir hakka dayanmadığına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık TMK 981 ve devamı maddelerinde düzenlenen zilyetliğin korunması isteğine ilişkindir. TMK.nun 973 maddesinde zilyetlik “bir şey üzerinde fiili hakimiyeti bulunan kimse onun zilyedidir” şeklinde tanımlanmıştır. TMK.nun 984. maddesine göre gasp ve saldırıdan dolayı dava hakkı, zilyedin fiili ve failini öğrenmesinden başlayarak 2 ay ve her halde fiilin üzerinden 1 yıl geçmekle düşer. Somut olayda davacı davalının fiilini 2009 yılı Eylül ayında öğrenmiş olup eldeki dava 17.12.2010 tarihinde açıldığından dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin zilyetliğin korunması talebine ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bu bölümünün ONANMASINA,
Davacı vekilinin sair itirazlarına gelince, davacı vekili davalının taşınmaza vaki müdahalesinin önlenmesinin yanı sıra davalının taşınmaz üzerinde bulunan zeytin ağaçlarını kestiği iddiası ile ağaçların bedelinden kaynaklanan 1.000 TL tazminat ve 1.000 TL’de ecrimisil talebinde bulunmuştur. Hal böyle olunca mahkemece bu taleplere ilişkin olarak olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı …nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca tazminat ve ecrimisil yönünden BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 18,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 2,75 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına 29.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.