Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2011/777 E. 2011/1580 K. 21.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/777
KARAR NO : 2011/1580
KARAR TARİHİ : 21.03.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

… ve müşterekleri ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Ilgaz Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 20.10.2010 gün ve 121/364 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı Arif Çeştan, dava dilekçesinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu 159 ada 15 parselin tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş, 12.05.2010 tarihli yargılama oturumunda dava konusu taşınmazı 157 ada 21 parsel olarak düzeltmiştir. Yargılamanın devamı sırasında ölümü üzerine davaya katılan mirasçıları … ve arkadaşları miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacılar lehine kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 157 ada 21 parselin 04.10.2010 tarihli krokide A harfiyle gösterilen 793,53 m2 yüzölçümündeki kısmının tapu kaydının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; miras, kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik hukuki nedenlerine dayanılarak TMK.nun 713, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi uyarınca açılmış iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Her ne kadar mahkemece kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de toplanan delillere, dosya içeriğine göre mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Keşif yerinde dinlenen yerel bilirkişiler ve davacı tanıkları, dava konusu taşınmaz bölümünün 50-60 yıldan beri davacıların ve atalarının gübrelik, harman yeri olarak kullandıklarını, üzerindeki elma ve söğüt ağaçlarının kuruması nedeniyle 15-20 yıl önce kesildiğini, davacılara ait bitişik dava dışı 160 ada 1 parselin eklentisi olan özel harman yeri ve gübrelik olarak kullanıldığını bildirmişler ise de, keşif tutanağındaki mahkeme gözlemine göre taşınmazın üzerinin otlarla kaplı olup, eğimli olduğu belirlenmiştir. Aynı keşifte dinlenen ziraatçı bilirkişi Ali Karaca 07.10.2010 tarihli raporunda, tescile konu taşınmaz bölümünün tek ve çok yıllık otsu bitkilerle kaplı olduğunu, sınırından dere geçtiğini, ortalama % 10-15 eğimli olduğunu, üzerinde 25-30
yıldan beri tarımsal faaliyetin yapılmadığını, hafriyat yapılması durumunda arsa olarak değerlendirileceğini bildirmiştir. Ziraat mühendisinin bilimsel gerekçelere ve maddi bulgulara dayalı açıklanan bu raporu karşısında soyut nitelikli yerel bilirkişi ve tanık ifadelerine değer verilemez. Mahkemece uzman ziraatçı bilirkişinin raporu esas alınarak davacılar lehine kazanmaya yeterli ekonomik amaca uygun zilyetlik koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanlışa düşülerek yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Kabule göre de, 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca Hazine harçtan muaf olduğu halde hükmün 3.bendinde davacının yatırdığı 28 TL harcın davalı Hazineden alınmasına karar verilmesi yanlıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine temsilcisinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve kanuna aykırı bulunan yerel mahkeme hükmünün HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 91,05 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı Hazineye iadesine 21.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.